Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7756 E. 2013/5087 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7756
KARAR NO : 2013/5087
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların sigortacısı ve sürücüsü olduğu kamyonetin 16/07/2010 tarihinde destek …’in kullandığı motosiklete çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini ileri sürerek davacılar eş ve 2 çocuk için ayrı ayrı 20.000 TL olmak üzere 60,000 TL manevi tazminatın davalı … ve birleştirilen davada … Türk Sigorta A.Ş.’den, birleşen davada eş … için 10,000 TL, çocuk … için 1,000 TL (ıslah ile … için 76.996,54 TL, çocuk … için 3.219,53 TL) destekten yoksun kalma tazminatının davalılar …,… Sigorta A.Ş’den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı … sigorta vekili, kamyonetin trafik sigortacısı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı … Anonim Türk Sigorta AŞ vekili, düzenledikleri birleşik kasko sigorta poliçesi ile artan mali sorumluluk limitinin 100.000 TL olduğunu, teminatın manevi tazminatı da kapsadığını belirtmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacı eş … için 76.996,54 TL, davacı çocuk … için 3.219,53 TL destekten yoksun kalma tazmina-
tının davalı … şirketinden dava tarihinden, davalı …’ten olay tarihinden itibaren (ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, eş … için 10.000,00 TL, …,… için ayrı ayrı 7.500,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve … Sigorta’dan tahsiline karar verilmiş, kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu olayda, kamyonet sürücüsü davalı …’in kazada asli kusurlu olduğu, müteveffa … ’in olayın oluşu üzerine etken, hatalı tutum ve davranışının bulunmadığı ancak kullandığı motosiklete kasksız bindiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 44/1. maddesi hükmüne göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim, tazminat miktarını hafifletebilir. O halde, müteveffa … ’in olayın oluşu üzerine etken, hatalı tutum ve davranışının bulunmadığı göz önünde tutularak, davalı sürücü asli kusurlu kabul edilmek suretiyle hesaplanacak tazminat tutarından, desteğin motosiklete kasksız olarak binmiş olması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek BK’nun 44. maddesi gereğince indirim yapılmasının gerekip gerekmediği hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu husus karar yerinde değerlendirilmeksizin müteveffanın kask takmaması nedeniyle %15 oranında kusurlu kabul edilmesi ile tazminattan %15 oranında indirim yapılmış olması isabetli görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2) Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.’nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacılar için takdir olunan manevi tazminatların düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3) Davalı … şirketi davalı …’e ait aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Dosya kapsamından davacıların …sigorta şirketine 02/08/2010 tarihinde başvurduğu, bu davalının 8 iş günü sonrası olan 13/08/2010 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. Davacının talebi haksız fiile dayanan tazminat istemi olduğundan hem ilk dava ile talep edilen hem de ıslah edilen kısım yönünden, davalı … haksız fiilin meydana geldiği kaza tarihinde, davalı … ise 13/08/2010 tarihinde temerrüde düşmüştür. Bu halde, mahkemece dava dilekçesinde talep edilen ve ıslah dilekçesi ile artırılan maddi tazminat miktarına … için kaza, …sigorta şirketi için 13/08/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz uygulanmasına hükmedilmesi gerekirken ıslah ile artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
4) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2 maddesi gereğince, “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” 10/2. maddesi gereğince de “Manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” Bu itibarla; reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden, davacı lehine manevi tazminat için hükmedilen vekalet ücretini geçmeyecek şekilde davalılar …,… Sigorta lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda (1),(2),(3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 8.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.