YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7837
KARAR NO : 2013/2202
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle, borçlu adına düzenlenmiş ve sunulmuş kat-i aciz vesikası bulunmadığı davalı borçlunun konkordato istemiyle açtığı davanın aktifi pasifinden fazla olduğu için reddedildiği, dosya kapsamından borçlu adına … ada 6 parselde 7 adet bağımsız bölüm, 780 parselde 1 adet arsa, … SK … plakalı araç … İlçesinde 59 parselde kayıtlı bağımsız bölüm, … ada 1 parselde adına kayıtlı taşınmazlar olduğu bu taşınmazlarla ilgili değer tespiti yapılmadığı ve borçlunun mal beyanı dilekçesinde belirttiği kamu alacaklarıyla ilgili davacı alacaklıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı, borçlunun mevcut mal varlığı karşısında aciz halinde olup olmadığı, dosyada mevcut haciz tutanaklarının geçici aciz belgesi niteliğinde kabul edilip edilemeyeceği tartışılarak aciz halinin varlığı halinde davanın esastan incelenmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulmasının isabetli olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece,iddia,savunma,toplanan deliller ve bozma ilamı gereğince borçlu ile davalı eşi … arasındaki tasarrufun İİK 278. madde gereğince iptale tabi olduğu ancak davalı … ‘nın dava konusu taşınmazı davalı …’e sattığı, davalı … kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı … hakkındaki davanın İİK 283/2. madde gereğince bedele dönüştüğünden taşınmazın satış tarihindeki değeri olan 35.000,00 TL’nin davacının takip konusu alacak ve ferilerini geçmemek kaydıyla bu miktarın davalı … ‘dan tahsiliyle davacıya verilmesine, davalı …’in kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından hakkındaki davanın reddine, borçlu ile davalı … arasında yapılan 26.2.2004 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptali talep edilmiş ise de davalı …’in borçludan alacaklı olduğu, borçlu aleyhine icra takibine geçtiği, davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmesi nedeniyle davacının borçlu ile davalı … arasındaki satış vaadine ilişkin tasarrufun iptalini istemekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davalı … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilme koşullarından biri de borçlu hakkında düzenlenmiş geçici (İİK 105) veya kat’i aciz belgesinin bulunmasıdır (İİK143).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak davalı borçlu adına kayıtlı taşınmazların değeri bilirkişi raporu ile belirlenmiş, davalı borçlu adına kayıtlı taşınmazlarda onlarca haciz şerhinin bulunduğu, bu durumda bunların satılması halinde borçlarını karşılayacak boyutta olmadığı, borçlunun mevcut malvarlığı karşısında borcunu ödemekte aciz halinde olduğu dosyadaki haciz tutanaklarının geçici aciz belgesi niteliğinde kabulü sonucuna varılmış ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Davalı borçlu adına kayıtlı 609 ada 6 parselde mevcut beş dairenin 15.6.2011 keşif tarihi itibarıyla değeri daire başına 140.000,00 TL’den toplam 700.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Anılan daireler üzerinde otuz adet haciz şerhi bulunmakla birlikte bu hacizlerden 9 adetinin 2004 yılında, 6 adetinin 2005 yılında, 1 adetinin 2006 yılında, 3 adetinin 2007 yılında, 5 adetinin 2008 yılında, 5 adetinin 2009 yılında, 1 adetinin de davacı alacaklı tarafından 2010 yılında konulduğu ve beş taşınmazdaki hacizlerin de aynı takip dosyalarına ait olduğu, 6.5.2011 tarihli tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu taşınmazlar dışında değer tesbiti yapılan 3 taşınmazın dava tarihi olan 18.12.2004 tarihindeki değerleri toplamı ise 108.341,00 TL olarak belirlenmiştir. Anılan rapordaki değerlendirme 8.12.2004 tarihi baz alınarak yapıldığından bu taşınmazların satışı halinde yapılacak kıymet takdirlerinde doğal olarak artış olacağı bilinen bir gerçektir. O halde davacının alacak miktarı da gözönüne alınarak, ya kıymet takdiri yapılan taşınmazlar üzerinde bulunan hacizlere ilişkin takip dosyaları istenip bu dosyaların infaz edilip edilmediği, eski tarihli hacizlerin düşüp düşmediği, davacının önündeki geçerli hacizlere göre alacağını tahsil imkanı bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve borçlunun aciz halinde bulunduğu tereddüte mahal bırakılmadan tespit edilmeli ya da davacı vekiline kati aciz belgesi sunması konusunda uygun bir mehil verilerek sonucuna göre karar verilmesi gereklidir. Mahkemece eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … ‘ya geri verilmesine 25.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.