YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7991
KARAR NO : 2013/12841
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün 2010/3393 sayılı takip dosyasından, davacının bir başka takip dosyasından yapılan ihaleden aldığı malların 04.06.2010 tarihinde haczedildiğini belirterek İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, duruşmaya katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu haczin 04.06.2010 tarihinde yapıldığı ve 1 yıl içinde satış istenmediğinden haczin düştüğünden bahisle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
1-Takip hukukuna dayalı istihkak davalarında, İİK’nun 97/11.maddesi hükmünce genel hükümler ve basit yargılama usulü uygulanarak başvurma harcı ve takip konusu olacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden 1/4 oranında peşin nisbi ilam harcı alınarak duruşma açılması, tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği halde davacı tarafından yatırılan maktu harç ile yetinilerek davaya devam olunması hatalıdır. Yapılacak iş öncelikle, eksik harcın verilen süre içerisinde tamamlattırılarak yargılamaya devam olunmasıdır.
2-İİK’nun 106.maddesinde haczedilen taşınır malların haczinden itibaren 1 yıl içinde satış istenebileceği belirtil-
2012/7991
2013/12841
miştir. Ancak İİK’nun 97.maddesinin 8.fıkrasında ise istihkak davası esnasında İİK’nun 106 .maddesinde belirtilen satış isteme süresinin işlemeyeceği belirtilmiştir.
Somut olayda davacı 3.kişi hacizden itibaren 1 yıl geçmeden yasal süre içerisinde 11.06.2010 tarihinde davayı açmış bulunduğundan dava tarihinden itibaren satış isteme süresi durmuştur. Bu nedenle davanın esasına girilerek taraf delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Kabule göre ise, davanın konusuz kalması halinde Harçlar Yasası 1 sayılı tarife gereğince maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi de isabetsizdir.
Öte yandan istihkak davalarında dava değerini takip konusu alacak miktarı ile haczedilen mal değerinden hangisi az ise o değer oluşturmakta olup, bu değer üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla olan hacizli mal değeri üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi de hatalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 26.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.