YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/802
KARAR NO : 2012/3527
KARAR TARİHİ : 22.03.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 3.018,39 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalıların olayda kusurlu olduklarını belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … ve … vekilleri davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin olayın meydana geldiği yerin zilyedi olduklarını, diğer davalı …’ın oto yıkama yerinin işletmecisi ve müvekkillerinin kiracısı olduğu olay yerinin otopark değil, oto yıkama yeri olduğunu, otopark hizmeti verilmediğini, olay tarihinde sigortalı aracın sürücüsünün yoğun kar yağışı nedeniyle yokuşu çıkamayınca araca zincir takmak amacıyla oto yıkama yerine girdiğini, zincir taktığı halde kaza nedeniyle yolun trafiğe kapanması üzerine aracı buraya bırakarak gittiğini, aşırı kar yağışı nedeniyle aracın altına bırakıldığı sundurmanın çökmesi üzerine aracın hasarlandığını, müvekkillerinin aracı park edilmesi için kabul etmediğini ve kusurlarının bulunmadığını oto yıkama yerinin ve sundurmanın diğer davalı … tarafından yaptırıldığını ve işletmeye açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davanın zamanaşımına uğradığını, olay tarihinde oto yıkama yerinin işletmeciliğini yaptığını, otopark olmadığını, olay tarihinde sigortalı aracın sürücüsü-
nün yoğun kar yağışı nedeniyle yokuşu çıkamadığından zincir takmak için işyerine geldiğini, daha sonra da yolun trafiğe kapanması üzerine aracını burada bırakarak gittiğini, otopark ücreti alınmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar …, duruşmalara gelmedikleri gibi davaya yazılı olarak da cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, TTK.nun 1301.maddesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2918 Sayılı KTK.nun 109.maddesi gereğince motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. BK.nun 133/2.maddesi hükmüne göre icra takibi zamanaşımını kesen nedenlerdendir. Zamanaşımı definin cevap dilekçesi ile veya basit usule tabi davalarda en geç ilk duruşma gününde ileri sürülmesi gerekir. Ancak süresinden sonra zamanaşımı definde bulunulması halinde, davacı taraf açıkça zamanaşımı definin süresinde yapılmadığını ileri sürüp itiraz etmedikçe, zamanaşımı definin süresinde yapıldığı kabul edilerek bu hususun incelenmesi gerekir. Mahkeme, resen davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığını inceleyemez. Zamanaşımı definden sadece bunu ileri süren davalı yararlanabilir, zamanaşımı definde bulunmayan davalı yönünden hukuki sonuç doğurmaz. Başka bir anlatımla bir davada birden fazla müteselsil borçlu hakkında dava açılması halinde bu davalılardan bir kısmının usulüne uygun şekilde zamanaşımı definde bulunması halinde, gerçekten davanın zamanaşımına uğradığı tesbit edilirse; bu durumda zamanaşımı definde bulunan davalılar yönünden davanın reddine, zamanaşımı definde bulunmayan davalılar yönünden dosyanın tefriki ile esas yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacıya kasko sigortalı araç, 9.2.2005 tarihinde davalılardan … tarafından işletilen oto yıkama yerinin sundurmasının yoğun kar yağışı nedeniyle çökmesi sonucu hasarlanmış, davacı vekili tarafından İstanbul 11.İcra Müdürlüğü’nün 2007/2127 sayılı takip dosyasında 30.1.2007 tarihinde oto yıkama işyerinin üzerinde bulunduğu taşınmazın tapu kayıt makili SS. … Konut Yapı Koop. ile … hakkında icra takibi yapılmıştır. Borçlu kooperatif vekili tarafından icra dosyasına verilen 9.2.2007 tarihli itiraz dilekçesinde müvekkiline tapulu
taşınmaz üzerindeki binaların … tarafından haksız olarak inşa ve işgal edildiğini, oto yıkama yerinin bu kişiler tarafından …’a kiralandığını, binaların kal’i ve müdahalenin meni için İstanbul 6.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/117 Esas 2006/260 sayılı dosyasında dava açıldığını, davanın kabul edildiğini henüz kesinleşmediğini bildirmiştir. Davacı vekili, … dışındaki zarar faillerini en erken 9.2.2007 tarihli dilekçe ile öğrenmiş olup eldeki rücuen tazminat davasını 10.5.2007 tarihinde failleri öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde süresinde açmıştır. Yine olay tarihine göre 2 yıl içinde 30.1.2007 tarihinde yapılan icra takibi de davalı … yönünden zamanaşımını kesmiş olup yeniden başlayan zamanaşımı süresi içinde … hakkında açılan (10.5.2007 tarihinde) rücuen tazminat davası da süresindedir. Davalılar Şahman ve … vekilleri, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuş, davalı … süresinden sonra zamanaşımı definde bulunmuş ise de, davacı tarafın açıkça bunun süresinde olmadığı yönünde itirazı olmamıştır. Diger davalılar … ile …’nin ise, bu konuda hiç itirazları bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığının kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi zamanaşımı definde bulunmayan davalılar hakkında açılan davanın dahi zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … … Sigorta AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.