Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/8116 E. 2013/5444 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8116
KARAR NO : 2013/5444
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …’nun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazın 1/2 hissesini 7.1.2009 tarihinde davalı …’a sattığını, taşınmaz üzerindeki işyeri ruhsatını ise 15.1.2009 tarihinde işçisi davalı … ‘a devretmesine rağmen ticari faaliyetlerine … üzerinden devam ettiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalı borçlu … vekili, aciz belgesi sunulmadığını, satışın iyiniyetle yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar savunma yapmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre,iptali istenen tasarrufun takip konusu alacaktan önce yapılmış olması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenme koşullarından biri, mahkemece de tespit edildiği gibi iptali istenen tasarrufun takip konusu borcun doğumundan sonra yapılmış olmasıdır. Somut olayda takip konusu alacak 25.2.2009,25.3.2009 ve 25.4.2006 keşide tarihli çeklere dayalı ise de davacı vekili 9.6.2011 tarihli dilekçesinde takip konusu alacağın iptali istenen tasarruflardan önce doğduğunu belirtmiştir.Takip konusu çeklerin keşide tarihinden önce 23.1.2009 tarihinde bankaya ibraz edildiği, 26.1.2009 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığı ve 27.1.2009 tarihinde icra takibine başlandığı ödeme emrinin davalı borçlulara 29.1.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Hernekadar çekte vade olmaz ise de ticari hayatta çeklerin de bono gibi vadeli (ileri tarihli)kullanıldığı bilinen bir gerçektir.Bu durumda davacı ile davalı borçlular arasındaki takip konusu çeklerin verilmesini gerektirir ticari ilişki ve borcun doğum tarihinin tespiti amacıyla taraf vekillerine bu yöndeki delillerini bildirmesi için süre verilmesi, bildirecekleri delillerin toplanması, davacı ile davalının akaryakıt işiyle uğraştığı anlaşıldığından gerektiğinde davacı ile davalı borçlunun ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 15.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.