YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8254
KARAR NO : 2012/13908
KARAR TARİHİ : 12.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle Anayasanın 141/3 maddesi gereğince mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, HUMK’nun 388.maddesi ve özellikle bu maddenin 3 nolu bendi gereğince mahkemece taraflarca ibraz edilen delillerin tartışılması ret ve kabul sebeplerinin gösterilmesi, sabit görülen vakıalar ve bunlardan çıkarılan sonuçlar ve sebeplerinin açıkça gösterilmesi gerekeceğinin hüküm altına alındığı, buna göre hükümde iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler açıklanmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gereğine değinilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bozma ilamı doğrultusunda dava konusu taşınmazın davalı borçlu … tarafından borcun doğumundan sonra davalı …’a devretmesinde borçlunun mal kaçırma kastı olduğu ve aralarındaki ilişki nedeniyle davalı…’ın da bu durumu … durumda olduğu, ancak halihazırda davadan önce 2000 yılında taşınmazın davalı …’e satıldığı, davalı … tarafından dava konusu taşınmazın davalı …’dan 108.000 TL bedelle alındığının banka ödemesi ile ispatlandığı, tapudaki satış bedelinin düşük gösterilmesinin ülkemizde vergi kaçırmak amacıyla yapılan fiili bir gerçeklik
olduğu ve taşınmazın satışında muvazaa iddiasının ispatlanması bakımından bu hususun tek başına yeterli olmadığı, davalı 4.kişi Gülnaz’ın kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı … hakkındaki davanın reddine, mahkemece aralarında muvazaa olduğuna kanaat getirilmekle birlikte gayrı menkul hali hazırda davalılar İlker ve … adına kayıtlı olmadığından onlar hakkındaki davanın da reddine, ancak İlker ve … kendilerini vekille temsil ettirmiş olmalarına rağmen iki davalı arasında muvazaa olduğuna kanaat getirildiğinden bu iki davalı yönünden vekalet ücreti takdire yerolmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin davalı …’le ilgili temyiz itirazları yönünden;
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, davalı 4.kişi … yönünden delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına adı geçen davalının kötüniyetli olduğunun ispatlanamamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı 4.kişi …’in kötüniyetli olduğunun ispatlanamaması nedeniyle hakkındaki davanın reddedilmesi doğru olmakla birlikte takip konusu alacak miktarı iptali istenen tasarrufun değerinden daha fazla olduğundan davalı … yararına hükmedilecek vekalet ücretinin daha düşük olan dava konusu taşınmazın davalı …’a satıldığı tarihteki gerçek değeri olan 110.000,00 TL üzerinden hesaplanması gerekirken dava tarihindeki taşınmazın değeri üzerinden hesaplama yapılması doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün vekalet ücreti yönünden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASI gerekmiştir.
Davacı vekilinin davalı … …’la ilgili temyiz itirazları yönünden;
3-Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davalı borçlu ile davalı … … arasındaki 16.4.1999 tarihli tasarruf İİK 278/III-2,İİK 280/1-2 .maddeler gereğince iptale tabi olduğundan ve 4.kişi … hakkındaki dava kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından reddedilmiş olmakla, davalı … … hakkındaki davanın İİK 283/2 madde gereğince bedele dönüştüğü gözönüne alınarak (… 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/651 esas sayılı dosyasından
verilmiş bir tazminat alacağı var ise bu alacak ile tekerrür oluşturmayacak şekilde) davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olarak (asıl alacakla ilgili takibin zamanaşımına uğradığı belirtildiğinden bu husus araştırılarak zamanaşına uğraması nedeniyle takip hakkında talik kararı verilmiş ise ilama dayalı icra inkar tazminatı alacağı ve ferileriyle sınırlı olarak; takip zamanaşına uğramamış ve takibin talikine karar verilmemiş ise takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak) olarak davalı …’ın dava konusu taşınmazı elden çıkardığı 2.5.2000 tarihteki bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değeri olan 110.000,00 TL tazminatla sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı …’le ilgili yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı …’le ilgili temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 4.bendindeki “28.700,00 TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “10.300.00TL“ ibaresinin yazılarak hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı … … ile ilgili temyiz itirazlarının kabulü ile adı geçen davalıyla ilgili kurulan hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.