YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/860
KARAR NO : 2013/1158
KARAR TARİHİ : 06.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı …’nin işleteni, davalı …’in sürücüsü olduğu ve davalı …’ya ZMSS poliçesi ile sigortalı araç nedeniyle meydana gelen kazada yaralanan Ömer ve Cihan için müvekkili Alman Hastalık Kasası tarafından Almanya’da yapılan tedavi giderleri için 16.546,08 EURO.nun davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kaza tarihinde geçerli poliçe limiti ve kusur oranında sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, tedavi giderlerinin aracın sigortasından tahsil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 16.546 EURO.nun dava tarihinden itibaren kamu bankalarınca EURO.ya uygulanan yıllık en yüksek faiz oranıyla birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle ödenen tedavi giderlerinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, AOK Westfallen Lippe, kaza nedeniyle oluşan tedavi giderlerinin sorumlulardan rücuen tahsilini talep etmiş olup, Türkiye ile Almanya arasında yapılan 01.11.1965 tarih 12121 sayılı sözleşme uyarınca sözleşmeye taraf ülkeler-
den birinin mevzuatında ödeme yapan sosyal güvenlik kurumunun bu ödeme dolayısıyla 3.kişilere rücu olanağının olması halinde bu imkanın diğer taraf ülke tarafından da tanınacağı hükme bağlanmıştır. Bu durumda uyuşmazlığın, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası’nın uygulanmasına ilişkin olup olmadığının alınacak bilirkişi raporu ile tartışılması, buna göre öncelikle görev hususunun nazara alınarak mahkemenin görevli olup olmadığının belirlenmesi, 506 sayılı Kanunun uygulanmasına yönelik olduğunun tespit edilmesi halinde adı geçen yasanın 134.maddesi gereğince bu tür uyuşmazlıkların İş mahkemesinde çözümleneceğinin gözönünde tutulması gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … AŞ’ye geri verilmesine 06.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.