Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/863 E. 2013/4094 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/863
KARAR NO : 2013/4094
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … Sigorta A.Ş. vekili, davalı … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin içinde olduğu araca davalılardan …’ın maliki, …’ın sevk ve idaresindeki, … Sigorta A.Ş.’ye trafik sigortalı aracın çarpması sonucu aracın hasarlandığını, müvekkilinin de ağır yaralandığını ve müvekkilinin aracın maliki olan şirketten araç ile ilgili tüm hakları devir ve temlik aldığını bildirip 25.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 12.000,00 TL araç hasarı, 1.000,00 TL tedavi gideri ve 2.000,00 TL kazanç kaybının 17.08.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili, sorumluluklarının sigortalıların kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu bildirip temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar … ve … vekili, müvekkili …’nin olayla araç maliki olması dışında bir ilişkisi olmadığını belirtip kusura ve istenen tazminat tutarına itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulü ile 8.500,00 TL hasar, 1.000,00 TL tedavi giderinin davalı … şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak suretiyle ve bu davalı yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden başlayacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin de kısmen kabulüyle 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve …‘tan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar … Sigorta A.Ş. vekili, davalı … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
10.4.1992 gün 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hakimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olmasını öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak keza İ.B.K.nın bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka gerekçeli karardaki hüküm başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. Öyle ki İ.B.K. ile bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde başka bir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın kararın yalnızca bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.
Diğer taraftan 1086 sayılı HUMK.nin 381.- 389. maddelerinde (6100 sayılı HMK.nin 294. – 297. maddeleri), hükmün tefhimi, nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. HUMK’nun 388. maddesinde (HMK.nin 297/2. maddesi); hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
Somut olayda, mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı 20.04.2011 tarihli kısa kararda “…manevi tazminat talebinin de kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar …,…’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,…” şeklinde hüküm kurulmuş olmasına karşın, gerekçeli kararda “…manevi tazminat talebinin de kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar …,…’den olay tarihi olan 17.08.2008 tarihinden başlayacak yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,…” şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması hükmün infazında tereddüt oluşturacağından, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre davalılar … Sigorta A.Ş. vekili ile davalı … ve … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … Sigorta A.Ş. vekili ile davalı … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … Sigorta A.Ş. vekili ile davalı … ve … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 25.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.