Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9231 E. 2013/6389 K. 06.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9231
KARAR NO : 2013/6389
KARAR TARİHİ : 06.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkillerin oğlu ve murisi …’ya davalı …’in kullandığı araç ile çarpışması sonucu hayatını kaybettiğini belirterek 2.000,00 TL maddi ve 45.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan delillere göre olay tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıl 7 ay gibi bir süre geçtiğinden, davalı … ve … Ticaret yönünden davanın reddine karar verilmiş, davalı … yönünden idari yargı görevli olduğu için görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece, davalı idarenin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası uyarınca işleten sıfatı ile sorumlu olmasına karşın zararın, kamu hizmetinin görülmesi sırasında doğmuş bulunması nedeni ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi uyarınca görevli yargı yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu olay, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nda yer alan düzenlemelere aykırı davranış nedeniyle meydana gelen zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davalı, adı geçen kanun hükümlerine göre işleten konumundadır. Aynı Yasa’nın 106. maddesinde genel ve katma bütçeli daireler ile özel idare, belediye ve iktisadi kamu teşebbüslerine ait motorlu araçların neden oldukları zararlardan dolayı bu yasanın hukuki sorumluluğa ilişkin düzenlemelerinin uygulanacağı belirlenmiştir. İşletenin hukuki sorumluluğunu düzenleyen 85 ve izleyen maddelerinde ise motorlu araçların trafik kurallarına aykırı davranışları nedeni ile doğan zararlardan gerçek ve özel kişiler ile kamu tüzel kişileri ayrımı yapılmaksızın aynı sorumluluk kurallarına bağlı olmaları öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın bu düzenlemeleri karşısında, kamu araçlarının verdikleri zararlardan dolayı idare, kamu hukuku kurallarına göre değil, “işleten” sıfatıyla özel hukuk kurallarına göre sorumlu tutulmalıdır. Bu durumda, davalı belediyeye ait çöp kamyonunun verdiği zararın ödetilmesi isteği ile açılan davanın, bu kuralları uygulamakla görevli adli yargı yerinde görülmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler gözetilmeyerek, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.