Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9256 E. 2012/11041 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9256
KARAR NO : 2012/11041
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
DAVACI-K.DAVALI: …
DAVALI-K.DAVACI: …
Taraflar arasındaki gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin iptali ile karşı dava olarak alacağın tahsiline ilişkin davada İstanbul 9. Asliye Hukuk ve İstanbul 6. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici arasında yapılan düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve karşı dava olarak yüklenici tarafından inşaat için yapılan masraflara dayalı olarak alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, dava konusu uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Tüketici Mahkemesi ise, davacının ve karşı davalının arsa sahibi olduğunu, davalı – karşı davacının ise yüklenici olduğunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesinde belirtilen tüketici kavramı içinde değerlendirilmeyeceklerini belirterek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında
../…

– 2 –
2012/9256
2012/11041

tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Borçlar Yasasının 355. maddesinde ise, istisna akdi bir tarafın iş sahibi, diğer tarafın yüklenici konumunda olduğu ve bedel karşılığında bir şeyin imalinin yapılmasının sağlandığı sözleşme olarak tanımlanmıştır.
Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır.
Davacı karşı davalının davalı karşı davacı yüklenici ile inşaat yapım sözleşmesi konusunda anlaştıkları ve davalının inşaatı plan ve projeye uygun yapmayarak eksik bıraktığı iddiasıyla sözleşmenin feshi ve davalı karşı davacı olan yüklenici tarafından inşaat için yapılan masrafların istendiği somut olayda, hizmetten ziyade eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de genel hükümler ve Borçlar Yasasının 355. maddesinde düzenlendiği anlaşıldığından, 4077 Sayılı Kanunun 3/d maddesinde düzenlenen hizmet kavramı kapsamında bulunmayan ve davacının arsa sahibi olup, tüketici konumunda bulunmadığı somut olayda uyuşmazlığın genel mahkemelerde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince İstanbul 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.