YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9625
KARAR NO : 2013/12457
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Kdz Ereğli İcra Müdürlüğü’nün 2005/7 sayılı takip dosyasının göndermesiyle Konya 1.İcra Müdürlüğü’nün 2005/33 talimat sayılı takip dosyasından 11.1.2005 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkili tarafından borçluya satılan mallar olduğunu, mahcuzlar üzerinde müvekkiline ait etiketler bulunmasına karşın davalı 3.kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu ileri sürerek 3.kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 3.kişi … vekili, dava konusu malların müvekkiline ait olmayıp oğlu …’ya ait olduğunu, bu durumun haciz sırasında müvekkilince beyan Edildiğini, müvekkilinin davalı sıfatının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı 3.kişi … vekili, müvekkilinin sonradan davaya dahil edildiğini belirtmiş, yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosya görevli ve yetkili Konya İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Yetkili Mahkemece borçlu davaya dahil edilerek yapılan yargılama sonunda, haczin davalı 3.kişiye ait işyerinde yapıldığı, mülkiyet karinesinin 3.kişi yararına olduğu davacı alacaklının İİK’nun 331.maddesi kapsamında kalan bir şikayetin ve İİK’nun 278 vd.maddeleri uyarınca açılmış bulunan tasarrufun iptaline yönelik bir davasının bulunmadığı, 3.kişi tarafından malların satan borçluya yüklüce
2012/9625
2013/12457
bir ödemenin yapıldığı davalı 3.kişi ile borçlu arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu dair kesin ve güçlü delil bulunmadığı, karine aksinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının İİK’nun 99. md.sine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Mahkemece haczin davalı 3. kişiye ait işyerinde yapıldığı, mülkiyet karinesinin 3. kişi yararına olduğu, aksinin davacı alacaklı tarafından ispatlanamadığı, aralarındaki ilişkinin muvazaalı olduğuna dair güçlü delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davalı 3.kişi, dava konusu mahcuzları 27.12.2004, 25.12.2004 ve 30.12.2004 tarihli faturalarla davalı borçludan satın aldığını, bedelini ödediğini ileri sürmüştür. İİK’nun 280/4. maddesinde ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan şahsın borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kaydıyla hareket ettiği kabul edilmiştir. Mahkemece davalı 3. kişinin dayandığı faturalara konu saçların ticari işletmenin önemli bir kısmını teşkil edip etmediğinin tartışılıp değerlendirilmesi gerekirken bu yönde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Bu durumda, davalı 3. kişi ile davacı arasında ticari işletme devri niteliğinde bir ilişki bulunup bulunmadığı, faturalara konu emtianın ticari işletmenin tamamını veya mühim bir kısmını oluşturup oluşturmadığının araştırılmalı, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılarak borçlu alacaklının ticari kapasitesinin belirlenmeli bunun yanında davalı 3. kişinin de ticari kapasitesinin araştırılıp büyük miktarda mal alımının olağan olup olmadığının dairemizce incelemesi yapılan Karadeniz Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/471-423 sayılı dosyasında borçlu … tarafından 3. kişi …’ya satışı yapıldığı anlaşılan saçlarında bulunduğu gözönünde bulundurulmak suretiyle saptanmalı, borçlu tarafından çek tarihine yakın bir günde 3.kişiye yapılan devirlerin alacaklıdan mal kaçırma kastıyla yapılıp yapılmadığı üzerinde durulmalı, olayda İİK’nun 280/son maddesinin uygulama yeni olup olmadığının irdelenmeli, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl
2012/9625
2013/12457
olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; davalılardan …’nın diğer davalının lehine istihkak iddiasında bulunduğu gözetilmeden bu davalı hakkında davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.