YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/990
KARAR NO : 2012/6511
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı … vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, araçtaki hasarın mahkeme aracılığı ile tespit edildiğini, kazanın meydana gelmesinde kırmızı ışık ihlali yapan davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 8.000 TL hasar bedeli, 1.000 TL değer kaybı ve 1.000 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 10.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, aynı kazaya ilişkin olarak müvekkilinin aracındaki hasar için 21.589 TL ve değer kaybı olarak 1.000 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 13.729,14 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı … yönünden poliçe limitiyle sınırlı ve 10/02/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 45. ve devamı (6100 sayılı HMK’nun 166. ve devamı) maddeleri uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yürütülmekte olup, her dava bağımsız karakterini korumaktadır. Bu durumda mahkemece, her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı yargılama giderleri ve vekalet ücreti her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Somut olayda, asıl dava ve birleşen dava için tek hüküm kurulduğu gibi birleşen davada davalı sıfatı bulunmayan sigorta şirketine de sorumluluk yükleyecek şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kavşakta hangi aracın kırmızı ışık ihlali yaptığı noktasında toplanmaktadır. Davalı tanıkları … ve …’nın beyanlarında, davalı aracının yeşil ışıkta geçtiğini gördüklerini, davacıya ait aracın gelip davalı aracına çarptığını bildirdikleri görülmüştür. Buna karşın hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait aracın yeşil ışıkta geçtiği kanaati bildirilerek davalının %75 kusurlu olduğu belirtilmiş olup tanıkların beyanları irdelenmemiş, beyanların gerçek dışı olduğu ikna edici şekilde açıklanmamıştır. O halde mahkemece, Karayolları Genel Müdürlüğü’nden seçilecek trafik uzmanı bilirkişi kurulundan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
3-Davacıya ait araç üzerinde mahkeme aracılığı ile yapılan tespit sonucu tanzim edilen 08/06/2007 tarihli bilirkişi raporunda, araçtaki hasar miktarına göre aracın tamirinin ekonomik olmadığı, pert total kabul edilmesi gerek-
tiği belirtildiği halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise tamir bedelinin, ekonomik değilse aracın kaza tarihi itibariyle 2. el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması için rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması hatalı olmuştur.
4-Davalı … şirketi kazaya neden olan aracın zorunlu trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2.b. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davalı … şirketine kazanın ihbar edilmediği dosya kapsamından anlaşılmakla davalı … şirketinin dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren işleyecek faizden sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken davanın açılmasından sonraki bir tarihin faiz başlangıcı olarak esas alınması isabetli olmamıştır.
5-Davalı tanıklarının dinlenmesi için gerekli davetiye giderleri ve tanık ücretlerinin davalılar … ve … tarafından karşılandığı gözetilerek bu yargılama giderlerinden davanın kabul-red oranına göre bir kısmından davacının sorumlu olduğuna hükmedilmesi gerekirken bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekili ve davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılara geri verilmesine 21.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.