YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9942
KARAR NO : 2013/6349
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … şirketi vekili ile diğer davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde ve yargılama sırasındaki beyanlarında, müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu ve davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazasında, davacının ağır derecede yaralandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, geçici ve sürekli iş göremezlik zararı olarak 1.000,00 TL., ilaç gideri 100,00 TL., tedavi gideri 1.000,00 TL. olmak üzere toplam 2.100,00 TL. maddi tazminat ile 10.000,00 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 23.9.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini bilirkişi raporuna göre toplam 16.002,38 TL.na yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı … şirketi vekili, kusur oranının belirlenmesini, poliçe limitiyle sorumlu olup manevi tazminatla sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar vekili, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, maddi tazminat davasının kısmen kabulüyle ve hatır taşıması indirimi yapıldıktan sonra 11.201,66 TL. nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hükmedilen bu miktarın sadece (dava dilekçesindeki asıl maddi tazminat talep kısmına ilişkin
olan) 2.100,00 TL. na davalı … şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 4.000,00 TL. manevi tazminatın da sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden fazla istemin ve davalı … şirketi hakkındaki manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK’nun Hükmün Tavzihi hakkındaki 305. maddesinde “(1)Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” hükmüne yer verilmiş olup, Tavzih Talebi ve Usulü başlığı altındaki 306. maddesinde de “(1) Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. (2) Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. (3) Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar.” hükmüne yer verilmiştir. (HUMK.md.455 vd.)
Buna göre; tavzih yoluyla hüküm değiştirilemeyeceği gibi, hakim tavzih yoluyla hükümde unutmuş olduğu talepler hakkında karar verip bunu hükme ekleyemez ve hükmü değiştirecek şekilde çıkarma da yapamaz. Mahkemece bir davanın esası hakkında nihai karar verilmekle işten çekilmiş olunur ve artık bu karar Yargıtay’ca bozulmadıkça dosya yeniden ele alınıp önceki hükmün değiştirilmesi şeklinde yeniden bir karar verilmesi söz konusu edilemez.
Somut olayda; mahkemece, 26.4.2012 tarihli hüküm verilip dosyadan el çekildikten sonra, 30.5.2012 tarihinde dosya res’en yeniden ele alınmış ve manevi tazminat talebinin red edilen kısmı yönünden davalı taraf lehine verilen avukatlık ücretinin sehven iki kere yazıldığından bahisle hüküm fıkrasının (8) nolu bendinin hükümden çıkarılmasına (kaldırılmasına) karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasa hükmü karşısında; tavzih yoluyla hüküm değiştirilip yeni bir hüküm verilemeyeceği gibi, hükümde unutulmuş olan talepler hakkında karar verilip hükme ekleme veya hükmü değiştirecek şekilde çıkarma da yapılamayacağından, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerekmiştir.
Bozma nedenine göre, temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edenlerin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 06.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.