Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/10608 E. 2013/12413 K. 17.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10608
KARAR NO : 2013/12413
KARAR TARİHİ : 17.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin çocuğu olan küçük …’in 01/04/2008 tarihinde davalıların trafik sigortacısı, malik ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu vefat ettiğini ileri sürerek, … için 10.378,34 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 20.000,00 TL manevi tazminatın, baba … için 9.587,60 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müteveffanın ağır kusurunun mevcut bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, kazada müvekkilinin kusuru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kazada sürücü davalı …’ın % 50, ölen …’in yakınlarının % 50 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle … için 10.378,34 TL maddi, 15.000,00 TL manevi, … için 9.587,60 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte
2013/10608
2013/12413
davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1086 Sayılı HUMK’nun 388 ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK’nun karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir. Yine, HUMK.nun 388/3. maddesi gereğince (HMK. 297/c) hükmün gerekçesinde tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekir.
Bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiği T.C. Anayasasının 141/3. maddesinde de açıkça belirtilmiştir.
Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur.
Zira, tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri, davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini bilmeleri gerekir.
Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için de ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir hükmün bulunması gerektiği açıktır.
Somut olayda, tazminat kalemlerinin hangi davalıdan tahsil edileceğinin açık olmaması, diğer davalı hakkındaki talepler yönünden olumlu-olumsuz karar verilmemesi nedeniyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle re’sen bozulması gerekmiştir.
2)Bozma nedenine göre, davalı … vekili ve davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
2013/10608
2013/12413
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı … vekili ve davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin Alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı …’a geri verilmesine 17.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.