Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/1125 E. 2013/5476 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1125
KARAR NO : 2013/5476
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin kendisine ait ve davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araç ile 11/09/2010 tarihinde tek taraflı kaza yaptığını ve aracın pert-total olduğunu, ancak davalının ödeme yapmadığını, aracın hurda değeri 2.750,00 TL dışında kalan sigorta bedelinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, 7.750,00 TL’nin 08/11/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, araç sürücüsünün kaza sırasında alkollü olduğunu, rizikonun teminat dışı kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle 7.250, TL hasar miktarının 08/11/2010 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarında; mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe
teminatı dışında kalacağının kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları) Somut olayda; davacı araç sürücüsünün kaza anında 113 promil alkollü olarak araç kullandığı anlaşılmıştır. Ancak, kazanın salt alkolün etkisi altında oluşup oluşmadığının saptanması gerekir. Bu konuda mahkemece alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; aralarında nöroloji uzmanı, ve özellikle trafik kusur uzmanı bilirkişilerden oluşacak yeni bir bilirkişi kurulundan, olayın oluş şekli, yol ve hava durumu ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilip, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da etkili olup olmadığının tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve raporlar arasındaki çelişkileri giderici rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2) Kabule göre de, taraflar arasındaki ilişki TTK.’nda düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığına ve bu tür sözleşmeler TTK.’nun 3. ve 4. maddeleri hükmü uyarınca tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın mutlak ticari işlerden olduğuna göre avans faizi istenebilir. Davacı vekili de dava dilekçesinde avans faize hükmedilmesini talep ettiğinden, alacağa avans faizi uygulanması gerekirken yasal faize karar verilmesi isabetli bulunmamış, karar davacı yararına bozulmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ve davacıya geri verilmesine 15.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.