YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11680
KARAR NO : 2013/14490
KARAR TARİHİ : 28.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın kaza sonucu hasarlandığını, davalı … şirketinin sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu ileri sürerek hasar bedelini karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 35.000,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunun tespit edildiğini ve %100 kusurlu olduğunun belirlendiğini, bu nedenle hasarın teminat dışı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Yapılan yargılama sonucu davanın reddine dair verilen hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 07/07/2008 gün 2007/7432 Esas 2008/9123 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediği hususunun tıbben belirlenemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.500,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ….’ın %100 kusurlu olduğu belirtilmiş ancak sürücünün kaza sonrası yapılan muayenesinde alkollü olduğunun belirtilmesine rağmen alkolmetre cihazı veya kan analiz yöntemiyle belirlenmiş bir alkol oranı olmadığından bahisle kazanın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediği hususunda görüş bildirilemeyeceği açıklanmıştır. Oysa, davalı araç sürücüsü, kaza sonrası alınan ifadesinde, kaza öncesi restaurantta eğlendiklerini, alkol aldıklarını, araç kullanamayacaklarından aracı sürmesi için arkadaşına haber verdiğini beyan etmiş, sürücünün kaza sonrası yapılan doktor muayenesinde gözlemle dahi alkollü olduğu belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, bir nöroloji uzmanı ve iki kusur uzmanından oluşacak bilirkişi kurulundan, olayın oluş şekli, yol ve hava durumu ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilip, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da etkili olup olmadığının tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.