Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/12308 E. 2014/16812 K. 25.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12308
KARAR NO : 2014/16812
KARAR TARİHİ : 25.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, vergi borçlusu… ‘nın 16.6.2008 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılarından eşi davalı … ile çocukları … ve … ‘in mirası 17.11.2008 ve 19.2.2009 tarihli Mahkeme kararları ile reddettiklerini, tek mirasçı olarak davalı …’nın kaldığını, muris borçlunun amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla adına kayıtlı 4304 Ada 13 parsel 5 nolu bağımsız bölümü 26.5.2004 tarihinde eşi davalı …’ya sattığını, yine 13.2.2007 ve 29.9.2006 tarihlerinde bedeli borçlu tarafından ödenerek satın alınan taşınmazların davalı eş … adına tescil edildiğini belirterek dava konusu taşınmazlara ilişkin tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, eldeki davanın kendileri tarafından davacı idareye verilen 2.4.2009 tarihli dilekçe doğrultusunda açıldığını, müvekkilinin dava konusu tasarrufların tarafı olmadığından müvekkili hakkındaki davanın reddi ile davalı … hakkındaki davanın kabulünün gerektiğini, mirası reddetmeyen müvekkilinin vergi borcunun 40.000 TL’lik kısmını kabul ettiğini, davalı …’ya muris tarafından bırakılan taşınmazlar, 3.kişilerdeki hak ve alacaklar olduğunu, davalı …’in hiçbir geliri bulunmadığını, dava konusu tasarrufların muvazaalı olduğunu belirterek iptali gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili,müvekkilinin borçlunun beşinci eşi olduğunu, borçlunun tüm malvarlığını kumar nedeniyle harcadığını, açtıkları boşanma davası sırasında borçlunun vefat ettiğini, borçlunun 2005-2008 yılları arasında yirmi dükkan sattığını ve davacının da bu durumu bildiğini, mirası reddettiklerini davacıya 2008 yılı Ocak ayında bildirdiklerini, dava konusu 4304 ada 13 parsel 9 nolu bağımsız bölümü müvekkilinin evlenmeden önce ailesinin yardımıyla aldığını ve 10.2.2004 tarihinde sattığını satış bedeli, ziynet eşyaları ve ailesinin yardımı ile dava konusu diğer iki taşınmazı 12.3.2006 ve 13.2.2007 tarihlerinde aldığını, ödeme emrinin borçluya 19.1.2008 tarihinde tebliğ edildiğini, tasarrufların takip konusu borçtan önce yapıldığını ve davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre dava konusu 26.5.2004-29.9.2006 ve 13.2.2007 tarihli tasarruf tarihlerinde murisin vadesi geçmiş vergi borcu bulunmadığından 6183 Sayılı AATUHK’nun 27,28,29,30 maddelerinde belirtilen iptal koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava 6183 Sayılı AATUHK’nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı Yasanın 26 maddesinde 27,28,29,30.maddelerde sözü geçen tasarrufların vukuu tarihinden beş yıl geçtikten sonra anılan maddelere istinaden dava açılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda dava konusu 4304 Ada 13 parsel 2.kat 5 nolu bağımsız bölüme ilişkin tasarruf 26.5.2004 tarihinde yapılmış olup eldeki dava beş yıllık hakdüşürücü süre geçirilerek 12.6.2009 tarihinde açıldığından anılan parsel yönünden davanın 6183 Sayılı AATUHK’nun 26 maddesi gereğince hakdüşürücü süre yönünden reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi sonucu itibarıyla doğru görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Kaldı ki anılan tasarruf takip konusu borçtan önce yapıldığından bu yönden de iptal koşulları bulunmamaktadır.
Tasarrufun iptali davasının dinlenme koşullarından biri de iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra .yapılmış olmasıdır. Somut olayda takip konusu borç 2007 yılı Ocak ayından 2008 yılı Aralık dönemine ilişkin olup dava konusu 103 ada 16 parsel 6 nolu bağımsız bölüme ilişkin tasarruf takip konusu borçtan önce 29.9.2006 tarihinde yapılmış olduğundan bu parsele ilişkin davanın dava koşulu yokluğundan reddinde de bir isabetsiz bulunmamıştır.
2-Dava konusu 647 Ada 9 parsel 8 nolu dubleks takip konusu borcun doğumundan sonra (borç 2007 yılı Ocak ayında doğmuş olmakla) 13.2.2007 tarihinde davalı … tarafından dava dışı… dan satın alınmıştır. Mahkemece anılan parsel yönünden tasarruf tarihinde vadesi geçmiş vergi borcunun mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Takip konusu borç 2007 yılı Ocak ayında doğduğundan vade tarihinin borcun doğum tarihi olarak kabulü isabetli görülmemiştir. Bu nedenle anılan parsel yönünden öncelikle toplanan delillere göre dava konusu tasarrufun 6183 Sayılı AATUHK’nun 24,27,28,29,30 maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının tespiti ile iptale tabi ise 13.2.2007 tasarruf tarihine kadar olan borç miktarı davacı idareden sorularak belirlenecek alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak tasarrufun iptaline aksi halde yani iptal koşulları oluşmamış ise şimdiki gibi davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
3-Kabule göre de; 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı yasanın 35.maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir”hükmü gereğince kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle dava konusu 4304 Ada 13 parsel 2 kat 5 nolu bağımsız bölüm ile 103 Ada 16 parsel 6 nolu bağımsız bölüm yönünden davacı ve davalı … vekilinin yerinde bütün temyiz itirazlarının reddi ile anılan parseller yönünden usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle dava konusu 647 Ada 9 parsel 8 nolu bağımsız bölüm yönünden hükmün temyiz eden davacı ve davalı
yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’ya geri verilmesine 25.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.