Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/12434 E. 2014/15636 K. 11.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12434
KARAR NO : 2014/15636
KARAR TARİHİ : 11.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının sürücüsü olduğu aracın müvekkilinin eşi tarafından sevk ve idare edilen, kendisinin de yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin sağ el parmağının kırıldığını, kaza nedeniyle kasko sigorta poliçesinin iptal edildiğini, bu nedenle kasko poliçe bedeli olarak ödediği 746,16 TL’lik maddi zararının oluştuğunu belirterek, 10.000 TL manevi, 746,16 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 2.500 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-6100 sayılı HMK geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2012 tarihinden itibaren 1.690,00 TL’na çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verilmiş olup davanın reddine karar verilen 746,16 TL maddi tazminat istemi yönünden karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve manevi tazminatın takdirinde 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesindeki (6098 sayılı TBK m. 56) özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının da reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın kesin olması nedeniyle davacı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin manevi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 0,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 11.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.