YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12554
KARAR NO : 2013/12128
KARAR TARİHİ : 12.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kazada davacının yaralandığını ileri sürerek, 6.000,00 TL maddi ve 1.500,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 574,30 TL maddi ve 750,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı meydana gelen kaza sonrasında geçici işgücü kaybına uğrayacak şekilde yaralanmış, işgücü kaybı tazminatı ve tedavi gideri talebinde bulunmuştur. Uyuşmazlık tedavi giderlerinin belirlenmesi noktasındadır. Davacı yaralanması sonucunda
2013/12554
2013/12128
tedavi görmüş, buna ilişkin tedavi belgeleri ile bir kısım faturalar sunmuştur. Tedavi gideri, yaralanan kişinin sadece hastanede yapılan giderleri değil ilaç, pansuman, medikal malzeme yanında, doğrudan tedaviye bağlı giderler ve tedavi sırasında yapılacak zorunlu refakatçi gideri, ulaşım ve beslenme gibi giderleri de kapsar. Bu giderlerin tamamının davacı tarafından fatura ile kanıtlanması mümkün değildir. Hükme esas alınan hukukçu bilirkişi raporunda genel olarak faturalar ile sınırlı kalarak tedavi gideri belirlemiş bu rapora davacı itiraz etmiştir. Mahkemece, yaralanmanın niteliği konusunda uzman hekim bilirkişiden tedavi için yapılacak zorunlu giderlerin belirlenmesi yönünden yeni bir bilirkişi raporu alınarak hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri gözönüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut uyuşmazlıkta davacının yaralanmasının niteliği, kusursuz oluşu dikkate alındığından hükmedilen manevi tazminat yetersizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.