YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12751
KARAR NO : 2014/16694
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekkillerinin eşi/babası olan yaya …’un 14.06.2011 tarihinde yeşil ışıkta yaya geçidinden karşıya geçerken davalının sevk ve idaresindeki motosikletin hızla ve kırmızı ışıkta geçmesi suretiyle murise çarparak ölümüne neden olduğunu ileri sürerek 10.000,00 TL maddi tazminat ile davacı eş … için 100.000,00 TL, davacı 4 çocuk için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 07/11/2012 havale tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini atiye terk etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı sürücü Metin’in kazada tam kusurlu olduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebi atiye terk edildiğinden bu yönden karar verilmesine yer olmadığına, davacı eş… için 15.000,00 TL, davacı 4 çocuk için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere, özellikle uzman bilirkişice düzenlenen kusura ilişkin raporun hükme esas alınmasında, ayrıca manevi tazminatın takdirinde 818 sayılıBorçlar Kanunu’nun 47. maddesindeki (6098 sayılı TBK m. 56) özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili yargılama sırasında maddi tazminat talebini atiye bırakmış, talep edilen toplam 300.000 TL manevi tazminatın mahkemece toplam 55.000 TL kısmına hükmolunmuştur. Bu halde, mahkemece, atiye bırakılan maddi tazminat ve reddedilen manevi tazminat yönünden kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin son paragrafı olarak “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’nin 12/1. maddesi gereğince atiye terk edilen maddi tazminat (10.000 TL) üzerinden 1.200 TL nispi vekalet ücretinin davacı …’dan alınarak davalıya verilmesine” bendi ile, 2 nolu bendin davacılar yararına takdir olunan vekalet ücretine ilişkin düzenlenen paragraflardan sonra gelmek üzere “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’nin 10/2. maddesi gereğince reddedilen manevi tazminat üzerinden 6.600 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine” bentlerinin eklenmesine hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 919,80 TL fazla alınan peşin harcının temyiz eden davacılara geri verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.