YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13113
KARAR NO : 2014/17573
KARAR TARİHİ : 02.12.2014
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davacı ve davalı … vekillerince temyiz edilmiş, davalı … vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 2.12.2014 Salı günü davacı vekili Av…. ile davalı … vekili Av. … geldiler. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılar … ve …’nun müvekkiline olan borçları nedeniyle haklarında yaptıkları icra takibi sırasında borçlarını karşılayacak haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kendilerine ait taşınmaz paylarını davalı… ile birlikte diğer davalıya sattıklarını öne sürerek satış işlemlerine ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu edilen 272 Ada 2 Parselde kain taşınmazın ipotek alacaklısı dava dışı banka tarafından yapılan takip sonucu satıldığı anlaşıldığından ve açılan iptal davası İİK’ nun 283/2.maddesi gereğince bedele dönüştüğünden taşınmazın satışından arta kalan 124.575,48 TL’nin davacının … 22.İcra Müdürlüğünün 2007/16930 sayılı dosyasından olan alacağına mahsuben davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ticari işletmenin devri niteliğinde olan tasarruf işleminde İİK.nın 280/ son maddesindeki karinenin aksinin kanıtlanamamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı …’nin temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Tasarrufun iptali davalarında karar harcı ve vekalet ücreti dava ve tasarruf konusu malın tasarruf tarihindeki gerçek değeri ile davacının alacak miktarından hangisi ise o değer üzerinden hesaplanması gerekir. Bu ilke somut olayda olduğu gibi tasarruf konusu malın cebri icra yolu ile elden çıkarılması ve davacı lehine kalan bedel kadar tazminata hükmedilmesi halinde dahi uygulanması gerekir. Bu durumda mahkemece daha az olan davacının alacak miktarı üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken davacıya ödenen miktar üzerinden hesaplanmış olması doğru bulunmamıştır. Ancak bu husus yargılamanın tekrarını gerekirir nitelikte görülmediğinden kararın 6100 sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte yazılı gerekçelerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinde yazılı “8.509,75-TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “45.549.71 TL” ibaresinin yazılması, yine hüküm fıkrasının 3. bendinde yazılı olan “11.925,00-TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “37.522.32 TL” ibaresinin yazılarak hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalı …’den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 6.377,95 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.