Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/13272 E. 2013/15007 K. 04.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13272
KARAR NO : 2013/15007
KARAR TARİHİ : 04.11.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya ait aracın tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda, davacıya ait araçta hasar oluştuğunu ve hasarın tespit ettirildiğini ileri sürerek, 47.000,00 TL. araç hasarı ve 2.500,00 TL ticari kayıp olarak toplam 49.500,99 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile 20.100,00 TL. nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Kaza tespit tutanağında, 46 FD 682 plakalı araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yapması nedeni ile asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Gerek ceza gerekse hukuk yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporlarında ise ışık ihlalinin hangi sürücü tarafından yapıldığı, mahkemenin takdirine ait olmak üzere altarnatifli olarak görüş bildirilmiştir. Mahkemece neden davalının ışık ihlali yaptığı kanaatine varıldığı gerekçe kısmında tartışılmadan, davacının %20 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş ve buna göre hüküm kurulmuştur.
BK.’nun 53. maddesi uyarınca, hukuk hâkimi, ceza hukukunun mes’uliyete dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararlarıyla da bağlı değildir. Kesinleşen maddi olaylar yönünden ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar.
Bu durumda mahkemece, olayın ne şekilde meydana geldiği, hangi sürücünün ışık ihlali yaptığının tespiti için ceza dosyası getirtilmeli ve orada oluşun nasıl kabul edildiği incelenmeli ve diğer delillerde değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
2-Yargılama sırasında, hasar gören aracın kasko bedelini tespit etmek için yapılan araştırmada, aracın değerinin 65.300,00 TL olduğu bildirilmiş, davacı vekili de araç bedeline bir itirazı olmadığını beyan etmiştir. Mahkemece, davalı tarafın itiraz ettiği tespit dosyasındaki hasar raporu hükme esas alınarak araç bedeli 72.000,00 TL kabul edilmiş ve zarar bu miktar üzerinden tespit edilmiştir. Zararın, davacı vekilinin kabul ettiği 65.300,00 TL araç bedeli üzerinden hesap edilmesi gerekirken yazılı şekilde hesap yapılması doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece, ceza mahkemesi dosyası getirtilerek, taraf beyanları da dikkate alınarak raporlar arasındaki kusur oranı ve hasar miktarı yönünden çelişkinin giderilmesi bakımından İstanbul Teknik Üniversitesi veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 4.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.