Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/13309 E. 2013/13337 K. 04.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13309
KARAR NO : 2013/13337
KARAR TARİHİ : 04.10.2013

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davada Ankara 17. Asliye Hukuk ve Ankara 6.Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –
Dava,arsa sahibi davacılar ile yüklenici davalı arasında yapılan inşaat sözleşmesine aykırılık iddiasıyla (zamanında teslim edilememesi nedeniyle) uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın aralarında yapmış oldukları kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklandığı, bu hali ile davacının 4077 sayılı yasanın 3. Maddesinin e bendi uyarınca “Tüketici” sayılması gerektiği ve anlaşmazlığın da aynı yasanın 23.Maddesi uyarınca Tüketici Mahkemesinde çözüleceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Tüketici Mahkemesi ise, arsa sahibi olan davacı ile yüklenici olan davalı şirket arasında tanzim edilen gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan davaların genel hükümlere göre, görüleceği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici; mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder. 3/d bendinde ise hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Borçlar Yasasının 355. maddesinde, istisna akdi bir tarafın iş sahibi, diğer tarafın yüklenici konumunda olduğu ve bedel karşılığında bir şeyin imalinin yapılmasının sağlandığı sözleşme olarak tanımlanmıştır.
Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır.
Dosya kapsamından, davacılarının, davalı yüklenici ile Ankara 29. Noterliğinin 16.06.2006 tarih ve 4311 yevmiye nolu “düzenleme şeklinde inşaat yapım sözleşmesi” (kat karşılığı inşaat yapımı ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi) düzenlendiği, söz konusu sözleşmenin bölüşüm başlıklı 3.maddesiyle toplam 30 dairenin arsa sahiplerine, toplam 17 dairenin de yüklenici Cemre mühendisliğe akdedildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davalının sözleşme uyarınca, davacı payına düşen daireyi sözleşme şartlarına uygun olarak zamanında teslim edemediği, bu nedenlede teslimatın geçiktirmesi nedenine dayalı kira kaybı ile ilgili olarak ugranılan zararının tazminini istendiği somut olayda, hizmetten ziyade eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de genel hükümler ve Borçlar Yasasının 355. maddesinde düzenlendiği anlaşıldığından, 4077 Sayılı Kanunun 3/d maddesinde düzenlenen hizmet kavramı kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın genel mahkemelerde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK.’nun 21 ve 22. (HUMK.’nun 25. ve 26.) maddeleri gereğince Ankara 17.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 04.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.