Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/1337 E. 2013/17818 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1337
KARAR NO : 2013/17818
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacılar vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç sürücüsünün yaptığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacıların oğlu …’in vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere anne için 25.000 TL. baba için 25.000 TL. olmak üzere 50.000 TL. destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep ıslah dilekçesi ile anne için 60.716,64 TL. baba için 47.434,72 TL. olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile davacı … için 25.000 TL.nın dava tarihinden, 22.434,72 TL. nın ıslah tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, davacı … için 25.000 TL.nın dava tarihinden, 35.716,64 TL. nın ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketidir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 99/1.maddesinde “sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibra-
zından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı” hükme bağlanmıştır.Davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. Dava konusu olayda, davacı tarafından davadan önce başvuru yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece dava dilekçesi ile istenen miktar yönünden dava, ıslah dilekçesinde istenen miktar bakımından ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir. Oysa, davalı sigorta şirketinin dava edilen zarar miktarının tamamı için, aynı tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. 2918 sayılı yasanın 99/1.maddesinde düzenlenen ihbar, zarar miktarı olarak değil, kazanın ihbarı olarak düzenlenmiş bulunmasına göre, dava tarihinde kazadan haberdar olan sigorta şirketinin temerrüdü,ıslah edilen miktar için dahi, yani zarar miktarının tamamı için aynı tarihte başlar. Mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek her iki dilekçedeki tazminat istemi bakımından dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil, bozma nedeni ise de bu konudaki yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm bölümünün birinci ve ikinci bendinde yazılı “ıslah tarihi olan 01.10.2012 tarihinden” ibaresinin çıkarılarak yerine “dava tarihinden” ibaresinin yazılarak düzeltilmesine ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.