YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13381
KARAR NO : 2013/17072
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı borçlu … ile davalı 3.kişi … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle” davalıların takip dayanağı vergi borcunun, davalı borçlu …’ye ait olan ve davacı alacaklıya teminat olarak verilen taşınmazın satışı suretiyle kapatılmış olduğunu savundukları, dosyada mevcut davacı idarenin 29.7.2005 tarihli yazısından davalı borçluya ait 23 parsel nolu taşınmazın borç nedeniyle satılmış olduğunun anlaşıldığı, dosyada mevcut 5.6.2007 tarihli bilirkişi ek raporunda da sözkonusu satış nedeniyle davalı borçlunun dava konusu tasarrufun tarihi itibarıyla mevcut borcunun sönmüş olduğunun belirtildiği, ancak mahkemece bu maddi ve hukuksal bulgulara hangi nedenlerle değer verilmediğinin karar yerinde tartışılmadığı, bu durumda, mahkemece davalı borçlunun dava dışı 23 parsel sayılı taşınmazının cebri icra yoluyla satıldığı ve davaya konu tasarrufun yapıldığı tarihlerde muaccel hale gelmiş vergi borcunun ne miktarda olduğu konularında uzman bilirkişiden gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınarak, 23 parselden elde edilen paranın hangi borca karşılık ödendiğinin ve davalı borçlunun davacı vergi dairesine borçlu olup olmadığı belirlenerek sonucu göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm tesisinin isabetli olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalıların baba oğul olması nedeniyle dava konusu tasarrufun iptale tabi olduğu, bozma sonrası alınan bilirkişi raporuna göre borçlu tarafından teminat olarak gösterilen taşınmazın satış bedelinin borcun tamamını ödemeye yetmediği, bakiye borç kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne davalılar arasındaki 29.7.1999 tarihli dava konusu taşınmazların satışına ilişkin tasarrufun davacının muaccel hale gelmiş 468,799,28 TL tutarındaki vergi alacağı ve ferileriyle iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı, davalı borçlu … ile davalı 3.kişi … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 Sayılı AATUHK’nun 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı yasanın 35.maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü gereğince davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesine göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalıların temyiz itirazlarına gelince: Somut olayda dava konusu 8 ve 10 nolu bağımsız bölümler borçlu tarafından davalı …’ye … Giyim San. Bankası AŞ lehine konulmuş 12.11.1998 tarihli 1.250.000,00 TL ipotekle birlikte 29.7.1999 tarihinde satıldığı,ipotek alacaklısı bankasının TMSF’ye devredildiği daha sonra ipotek alacağının … … Yönetim AŞ’ ye temlik edildiği, dava konusu taşınmazların ipotekli olması nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sonucu 2006/2334 sayılı takip dosyasından 25.7.2008 tarihinde yapılan icrai satış ile alacağa mahsuben … … Yönetimi AŞ tarafında 8 nolu bağımsız bölümün (158.339,00 TL ipotek borcu nedeniyle) 146.000,00 TL’ye, 10 nolu bağımsız bölümün (184.729,00 TL ipotek borcu nedeniyle) 170.000,00 TL’ye satın alındığı, ihalenin kesinleştiği daha sonra anılan her iki taşınmazın da 8.4.2010 tarihinde … … Yönetimi AŞ tarafından dava dışı Selda Tekstil Ltd.Şti’na satıldığı dolayısıyla icrai satışlar sonucu davalı 3.kişiye kalan para olmadığı anlaşıldığından konusu kalmayan
dava hakkında karar verilmesine yerolmadığına karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kabulü isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de; 5.6.2007 tarihli ek rapor ile 10.5.2010 tarihli bilirkişi raporlarında davalı borçlunun tasarruf tarihine kadar olan borcunun, borçlunun teminat olarak gösterdiği ve davacı idare tarafından satışı yapılan taşınmaz bedeli ile ödendiği belirtildiğinden birbirini teyit eden anılan raporlar gereğince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine,2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar borçlu … ile 3.kişi … mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar borçlu … ile 3.kişi …’ye geri verilmesine, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 3.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.