Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/13708 E. 2013/12670 K. 23.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13708
KARAR NO : 2013/12670
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görev yönünden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın davalı idarece bakım ve onarımı yapılmayan rögor kapağına çarpması neticesinde meydana gelen kazada hasarlandığını ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini ileri sürerek, 1.461,00 TL. İçin başlatılan icra takibine haksız itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, idarenin hizmet kusuru nedeni ile açılan davada idari yargı görevli olduğundan, davanın görev yönünden reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, Karayolları Genel Müdürlü’ğü aleyhine hizmet kusuru nedeni ile açılan dava da idari yargı görevli olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacıya kasko sigortalı aracın rogar kapağının çarpması sonucu hasara uğradığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, hasara neden olan rogar kapağının kimin sorumluluğunda olduğu konusundadır.
İSKİ’nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı kanunun ek 5. maddesinde bu kanunun diğer Büyükşehir Belediyelerinde de uygulanacağı açıklanmış, ek 6. maddesinde 5363 sayılı Ankara Su Tesisatının Belediyeye Devri ve İşletilmesi Hakkındaki Kanunu 23.11.1981 de yürürlükten kaldırılmış bulunmaktadır. Böylece ASKİ de 2560 sayılı kanuna tabi bir kuruluş haline gelmiştir.
Aynı yasanın 2/d maddesinde “Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak” şeklinde görev ve yetkilerini belirtmiştir. Yukarıda açıklanan yasa gereği, logar kapağının belediye sınırları dahilinde bulunması halinde meydana getirdiği zarardan ASKİ’nin sorumlu olacağı bir gerçektir.
Dosya kapsamına göre; rogar kapağının nerede bulunduğu ve kimin sorumluluk alanına girdiğinin araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, mahallinde keşif yapılarak kazaya neden olan rogar kapağının ASKİ’ne ait olup olmadığı, kimin sorumluluk alanında bulunduğu tespit edilerek, Rögar kapağının belediye sınırları içerisinde bulunması durumunda davalı Krayolları Genel Müdürlüğü yönünden davanın husumetten reddine karar vermek gerekip gerekmediği değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.