Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/14304 E. 2013/15701 K. 14.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14304
KARAR NO : 2013/15701
KARAR TARİHİ : 14.11.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Aliağa İcra Müdürlüğünün 2010/4961 sayılı takip dosyasından 05.02.2011 tarihinde haczedilen bir işyerinin 03.02.2011 tarihinde İnegöl Belediyesi ile yapılan sözleşme ile eski işletmeci dava dışı …’dan devir alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, tebligat yapılan adrese hacize gidildiğinde borçlunun nikahlı eşinin borçlu ile aynı yaşadıklarını beyan ettiğini, babasının evine gidildiğinde haciz adresindeki marketin borçlunun işlettiğinin borçlunun annesinden öğrenildiğini, bunun üzerine dava konusu yerde haciz işlemi uygulandığını, haciz sırasında borçlunun kasada oturduğunun borçlunun çağırması üzerine gelen 3.kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu iddianın alacaklıdan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava konusu menkullerin davacı 3.kişinin envanterinde kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile satışı yapılan malların satış bedeli olan 8.200,00 TL’nin davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96. istihkak davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz 05.02.2011 Elektrik Sok. No:4/ll” adresinde, borçlunun huzurunda yapılmıştır. Haciz adresinin
borçlu tarafından işletildiğinin aile fertlerince beyan edildiği de haciz tutağı içeriği ile ıbittir. İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Aksinin davacı 3.kişi tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacı haciz adresindeki faaliyetine borcun doğumundan sonra, 08.02.2011 tarihinde başlamıştır. Davacının dayandığı faturalar da borcun doğumundan sonraki tarihli olup ayırt edici nitelikte değildir. Güçlü ve inandırıcı delillerle desteklenmeyen isteyen her kişi adına düzenlenebilen, borcun doğumundan sonraki tarihi taşıyan fatura, vergi levhası, adi yazılı kira sözleşmesi karine aksinin ispata yetmez. Bu durumda, karine aksi ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.