YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15155
KARAR NO : 2013/15919
KARAR TARİHİ : 18.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın davalının işlettiği otoparka park amacıyla bırakılmış iken davalının çalışanı tarafından çarpılmak suretiyle hasara uğratıldığını, hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, 13.518,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, olayda müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, araçtaki teknik arıza sebebiyle olayın meydana geldiğini ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 722,41 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 18.11.2013 gününde üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
18.09.2002 tarihinde davacı sigortalısının davacıya kasko sigortalı 34 RM 277 plakalı aracını davalının işleteni olduğu otoparka teslim ettiği, otopark görevlisi Erhan Çalıkoğlu’nun aracı otopark içerisinde yerleştirmek için çekmek istediği sırada başka bir araca çarparak hasarına sebebiyet verdiği hasar bedelinin davacı tarafından 14.11.2002 tarihinde sigortalısına ödendiği iddiasıyla ödenen 13.518.000.000 TL’nin otopark işletmecisi davalıdan tahsiline karar verilmesi istemi ile dava açılmış,
Davalı davanın reddini savunmuş,
Yargılama sonucunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,
Kararın davalı tarafça temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun onama gerekçesine katılamıyorum.
Açıklanan oluşa göre sigortalanan araç davalının işlettiği otoparka vedia (BK 463) sözleşmesi ile dava dışı sigortalı tarafından teslim edilmiştir.
Dava dışı sigortalının, aracı kendi rıza ve muvafakatı ile verdiğinde kuşku ve duraksamaya yer yoktur. Aksi iddia ve ispat edilmediğine göre somut olayda vedia sözleşmesinin sigortalının rıza ve muvafakatı ile yapılmış olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle de davalı, aşağıda değinilen mülga TTK 1278.maddesi anlamında “sigortalının fiillerinden sorumlu bulunduğu” kişi durumundadır.
Mülga TTK.nun “Sigorta Ettiren İle Sigortadan Faydalanan Kimsenin Kusuru” başlıklı 1278.maddesi aynen” mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarları tazmin ile mükelleftir. Fakat hiç bir halde sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından veya aski mukavelede yazılı değilse sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur olmaz” hükmünü taşımaktadır.
Somut olay bakımından değerlendirildiğinden bu hüküm sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından kaynaklanmamış olması şartıyla sigorta ettirenin veya sigortadan faydalanan veya eylemlerinden bu ikisinin hukuken sorumlu olduğu kişilerin kusurlarından doğan hasarlarında
sigortacı tarafından tazmin edileceğini öngörmekte, ancak tarafların bunun tersini öngören sözleşme yapabileceklerini belirtmektedir. Dava dışı sigortalı ile davacı şirket arasındaki sözleşmede tersine bir hüküm bulunmadığı çekişmesizdir.
Öte yandan “Kara Taşıtları Kasko Sigortalı Genel Şartları”nın” Teminat Dışında Kalan Zararlar” başlıklı A.5.-6 maddesi de sadece sigortalı veya fiillerinden sorumlu bulunduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından taşıta kasten verilen zararlar ile sigortalının fiillerinden sorumlu olduğu kimseler veya birlikte yaşadığı kişiler tarafından sigortalı taşıtın kaçırılması veya çalınması nedeniyle meydana gelen zararları teminat dışında tutmuş, teminat dışında kalma olgusunu bu hallerle sınırlamıştır.
Yukarıda açıklanan oluşa göre dava dışı sigortalının vedia sözleşmesi ile davalıya verdiği aracın, sözleşme sınırları içinde otoparkta yerleştirilmesi, sırasında kazaya uğrayarak hasar görmesi ile sonuçlanan süreçte dava dışı sigortalının eylemlerinden sorumlu olduğu davalının TTK.1278.maddesi anlamında kasti davranışından sözedilmesine hukuken imkan yoktur ve esasen böyle bir iddia davacı tarafından dahi ileri sürülmemiştir. Yine “Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.6.maddesi” belirtilen ve zararın teminat dışında kalmasını gerektiren hallerinde somut olayda söz konusu olmadığı açıktır.
Kasko Sigortasında sigorta ettirenin oluru ile aracı kullanan ve hasarına sebebiyet veren davalının eylemini, sigorta ettirenin dışında mütala etmek ve davalıyı 3. Kişi olarak kabul etmek olanağı yoktur.
Bu halde, davacı sigortacının sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle dava dışı sigortalısına ödediği sigorta tazminatın davalıya rücu etmesine hukuken imkan bulunmamaktadır. (HGK’nin 09.04.2008 gün ve 2008/17-299 Esas 302 Karar sayılı, Y.11. HD’nin 10.05.2001 gün ve 1960-4102 sayılı, Y.11.HD’nin 03.06.2002 gün ve 1918-5615 sayılı, Y.11 H.D’nin 06.04.2006 gün ve 2005/3678-3619 sayılı, Y.11 H.D’nin 30.11.2006 gün ve 12444-12592 sayılı kararları)
Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.