Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/15689 E. 2013/16526 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15689
KARAR NO : 2013/16526
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkil şirket adına kayıtlı aracın davalıya kasko sigortası ile sigortalandığını, aracın … sevk ve idaresinde iken meydana gelen trafik kazası sonucu hasara uğradığını, servis tarafından 7.121,35 TL ve 269,58 TL bedelli faturalar düzenlendiğini, bu hasar bedelinin tahsili için davalı sigortaya talepte bulunulduğunu ancak sigortanın, aracın kiralık olarak kulandırıldığı gerekçesiyle talebi reddettiğini, oysa aracın kiraya verilmediğini, aracı kullanan kişinin şirket çalışanlarının kardeşi olduğunu, bu nedenle 7.390,93 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faizi ile tazmin edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın kiralık olarak kullanıldığından talebin teminat dışı kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre davanın kabulü ile 7.390,93 TL alacağın 15/02/2012 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Sigorta şirketi poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere araçta meydana gelen gerçek zarardan sorumludur. Somut olayda, mahkemece hasar yönünden hiçbir inceleme yaptırılmadan davacı tarafından sunulan faturalara bağlı kalınarak hüküm kurulmuştur. Dava konusu trafik kazasında hasar miktarının saptanması uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenmelidir. Bu durumda uzman bilirkişilerden rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
O halde mahkemece, İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişiden dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacı aracında meydana gerçek zarar miktarı yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli biçimde rapor alınarak sonucuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.