YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15804
KARAR NO : 2013/15530
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni,sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıya ait araca çarpması nedeniyle aracın ağır hasar gördüğünü, araçta değer kaybı meydana geldiğini, aracın hasar görmesi nedeniyle tamir süresi içinde davacının iki kez İstanbul’a gitmek zorunda kaldığını belirterek davacının zararının belirlenerek faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini, davacıya hasar bedelinin ödendiğini, davanın reddini savunmuştur. Davalı Kiremitçi İlaç Dağ. Ltd. Şti temsilcisi davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalıların kusur oranına göre belirlenen hasar bedeli ve değer kaybından sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın mahsubu ile kalan 465,57 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasında davacı aracında meydana gelen hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde 1.900,00 TL değer göstermek ve bu değer üzerinden peşin harç yatırmak suretiyle Belirsiz Alacak Davası açmış,
Dava ikamesinden sonra davalı … şirketince davacıya 15.11.2011 tarihinde 2.640,00 TL tazminat ödenmiş,
Düzenlenen bilirkişi raporunda sigorta ödemesinin mahsubundan sonra davacı alacağının 465,57 TL olduğu mütalaa edilmiş,
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm tesis edilmiştir.
6100 sayılı HMK 107/1.maddesinde Belirsiz Alacak Davası açılabilmesi, davacının dava tarihinde alacak miktarının tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu haller için öngörülmüştür.
Olayda, davacı aracındaki hasar, değer kaybı ve araç yoksunluğu zararının tazmini talep edilmiş olup davacı alacağı dava tarihi itibariyle tam ve kesin olarak belirlenebilir niteliktedir.
Bu halde belirsiz alacak davasının koşulları somut uyuşmazlıkta bulunmamaktadır.
Davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan dava dilekçesinde 1.900,00 TL değer göstermek suretiyle talepte bulunmuş olup, davacı alacağı dava açıldıktan sonra 2.640,00 TL olarak ödendiğinden davanın konusu kalmamıştır.
Bu halde mahkemece konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu davanın Belirsiz Alacak Davası olarak nitelendirilmesi suretiyle 6100 HMK 26.maddesine aykırı şekilde talep aşılarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle hükmün bozulması gerekmekte ise de temyiz edenin sıfatına göre aleyhe bozma yasağı gereğince kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 24.30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.