Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/15933 E. 2013/15487 K. 11.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15933
KARAR NO : 2013/15487
KARAR TARİHİ : 11.11.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın trafik kazası sonucunda tam kusurlu olarak müvekkiline ait araca çarpması sonucu hasara neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 8.000,00 TL talep etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre,hasar ile kaza arasında uyum bulunmadı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … şirketi vekili, kazanın belirtilen yerde ve tarihte meydana gelmediğini,kaza tutanağının aynı semtte oturan araç sürücüleri ve araç sahipleri arasında hatıra binaen düzenlendiğini savunmuştur. Davacı malik … ise, kazanın tutanakta belirtilen şekilde meydana geldiğini bildirmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kazanın ihbar edilen yerde ve şekilde meydana gelip gelmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre, araç üzerindeki hasar ile kaza tutanağındaki krokinin birbiri ile uyumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesinde, “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin ZMSS Genel Şartlarının A.3.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, ZMSS Genel Şartları’na ve 6762 sayılı TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat kapsamındaymış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlenen 20.12.2010 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında, davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı 34 BR 9869 plakalı aracın önünde aynı yönde seyreden davacıya ait araca arkadan çarparak davacı aracının yolun solundaki bariyerlere çarpmasına neden olduğu çarpma noktaları çizilen krokide belirtilmiştir. Aracın hasarlandığı, dosyaya sunulan fotoğraflardan ve faturadan anlaşılmaktadır.
Bu durumda davalı … şirketi hasarın teminat dışında kaldığını somut delillerle ispat edilemediği kabul edilerek işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.