YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15974
KARAR NO : 2013/15725
KARAR TARİHİ : 14.11.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleten, sürücü ve trafik sigortacısı olduğu araç ile davacının işleteni olduğu aracın karıştığı trafik kazasında davacının işleteni olduğu aracın hasarlandığını ve değer kaybına uğradığını ayrıca çalışmaması nedeni ile de zarara uğradıklarını, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararı için 2.280,00.-TL maddi tazminatın tahsili için yaptıkları takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, ihtilafın doğrudan davacılar ile davalı arasında akdedilmiş sigorta sözleşmesinin kaynaklanmadığını, davacıların taleplerinin hukuki dayanağının haksız fiil olduğu, somut olayda taraflar arasında 6102 sayılı TTK’nın 1402 ve devamı hükümlerinin uygulanmasına olanak olmadığı, sigorta şirketinin sorumluğunun 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklandığı gerekçesi ile görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeni ile oluşan maddi zararın davalılardan tahsiline yönelik takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bilindiği gibi asliye mahkemeleri, Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri olarak ikiye ayrılır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giren ticari davaların çözümlendiği mahkemelerdir. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine giren işler dışında kalan tüm uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK’nın 4. maddesinde hangi davaların ticari dava olduğu sayılmıştır. Bundan başka, bir yerde ticaret mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesinin göreviiçinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalarla hususi hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı düzenlenmiştir (TTK’nun 5/2).
Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki görev değil iş bölümü ilişkisidir (TTK m. 4 ve 5) Asliye Ticaret Mahkemesi kanunla belirtilmiş olan ticari davalara bakar. Asliye Hukuk Mahkemesi ise ticari davalar dışında kalan hukuk davalarına (dar anlamda hukuk davalarına) bakar.
Somut olayda dava 15.06.2012 tarihinde açılmış olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Diğer taraftan 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2. maddesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğuna ilişkin düzenlemenin de yürürlük tarihi 01.07.2012 tarihi olup dava tarihinde yürürlüğe girmiş bir düzenleme değildir.
Yukarıda açıklanan ilkelere göre; Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev değil iş bölümü ilişkisidir. Bu nedenle mahkemece verilen görevsizlik kararı usul hükümlerine aykırı olduğu gibi, buradaki işbölümü itirazı yalnız ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. Davalı tarafça bu konuda usulünce yapılmış bir ilk itiraz olmamasına rağmen mahkemece resen yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, kesin olmak üzere 14.11.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.