YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17668
KARAR NO : 2013/18214
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle; dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı 4.kişi …’in kötüniyetli olduğunun davacı tarafından iddia ve ispatlanamamasına ve bu nedenle hakkındaki dava reddedilen davalı … yararına vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı borçlu tarafından 22.4.2011 tarihli kati aciz belgesinin iptali yönünden İcra Hukuk Mahkemesine açılmış bir dava olduğunun iddia ve ispatlanamaması nedeniyle belgenin geçersizliğinin tasarrufun iptali davasına bakan mahkeme tarafından değerlendirilemeyeceğine, iptali istenen 6.11.2009 tarihli tasarrufun 19.12.2008 tarihinde başlayan ticari ilişkiden sonra yapılmış olmasına, borçlu ile davalı … arasındaki 6.11.2009 tarihli tasarrufun tarafların dayı-yeğen olması ve taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunması nedeniyle İİK 278/III-1-2.madde, davalı …’nin, borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olması nedeniyle İİK 280/1.madde gereğince, para veya mutad ödeme vasıtalarından başka surette yapılan ödemelerin İİK 279/2.madde gereğince
iptale tabi bulunmasına göre davacı vekili ile davalı borçlu vekilinin yerinde görülmeyen bütün, davalı … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerektiği, İİK 283/2 madde gereğince iptal davası, 3.kişinin elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa bu değer nispetinde 3.kişi, davacının alacağından fazla olmamak üzere nakten tazmine mahkum edileceği, somut olayda, davalı … tazminatla sorumlu tutulmuş ise de hükme esas 27.7.2011 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın değeri 6.11.2009 tarihi esas alınarak hesaplandığından bu miktarın tazminat olarak esas alınmasının doğru görülmediği, davalı … tarafından dava konusu taşınmaz satın alındıktan sonra bir kısım tadilat ve iyileştirmeler yapıldığı belirtilerek yapılan işlerle ilgili faturalar sunulduğundan ve mahkemece davalı …’in dava konusu taşınmazı 2.2.2010 tarihinde 35.000 TL üzerinden satın aldığı, satış bedelinin düşüklüğünün yeni adliye binasının taşınması nedeniyle o çevredeki büro talebinin azalmasına bağlı olduğu kabul edildiğinden bilirkişiden dava konusu taşınmazın davalı … tarafından davalı …’e satış tarihi olan 2.2.2010 tarihindeki değeri yönünden davalı … tarafından yapılan tadilatlar ve iyileştirmeler, mahkemece kabul edilen satış bedeli düşüklüğü sebebi de değerlendirilerek alınacak ek rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetli olmadığı, borçlu ile davalı … arasındaki tasarruf iptale tabi olduğundan davacı yararına hükmedilen harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden davalı …’la birlikte davalı borçlu …’unda müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken tüm masrafların davalı …’dan tahsilinin isabetli olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, alınan bilirkişi raporu gereğince, davalı … hakkındaki davanın reddine, davalı … hakkındaki bedele dönüşen davanın İİK 283/2 madde gereğince kabulü ile davacının takip konusu alacak ve fer’ilerini geçmemek üzere dava konusu taşınmazın borçlu tarafından davalı …’a satış tarihi olan 6.11.2009 tarihindeki değeri olan 36.817,60 TL’nin davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı 4.kişi … hakkında verilen ret kararı Yargıtay denetiminden geçerek onandığı ve kesinleştiği anlaşıldığından bozmadan sonraki kararda davalı … hakkındaki ret kararı kesinleşmiş olduğundan adı geçen davalı hakkında karar verilmesine yerolmadığına ve dolayısıyla lehine vekalet ücreti takdirine yerolmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde … hakkında yeniden karar verilmesi ve lehine vekalet ücreti takdiri; hüküm gerekçesinde dava konusu taşınmazın davalı … tarafından davalı …’e satıldığı 2.2.2010 tarihi itibarıyla değerinden bahsedildiği halde hükmün 2.bendinde bu hususun borçlu tarafından davalı …’a satış tarihi olan 6.11.2009 tarihindeki değeri olarak yazılması; davalı borçlu ile 3.kişi… hakkındaki dava kabul edildiğinden yargılama giderlerinin adı geçen davalılar üzerinde bırakılması gerekirken kabul ve ret oranına göre hesaplama yapılması ve adı geçen davalılar yararına vekalet ücreti takdiri doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1.bendi, 8.bendi ve 9.bendinin hükümden tamamen çıkarılarak, 1.bent yerine “Davalı … hakkında verilen red kararı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğinden bu davalı hakkında yeniden hüküm tesisine yerolmadığına” ibaresinin yazılarak, hükmün 2.bendindeki “borçlu tarafından davalı …’a satış tarihi olan 6.11.2009 “ ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “davalı … tarafından davalı …’e satış tarihi olan 2.2.2010 “ ibaresinin yazılarak; hükmün
6.bendinin hükümden tamamen çıkarılarak yerine “Davacı tarafından yapılan 530,20 TL yargılama giderinin davalılar … ve … Taburdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine “ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.