YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19246
KARAR NO : 2013/18066
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait araç ile davalının maliki ve sürücüsü olduğu aracın 12.10.2009 tarihinde çarpıştığını, davalının yaralanması nedeniyle hakkında görülen ceza davası sırasında davalının asli kusurlu olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin aracında toplam 6.800,00 TL zarar olduğunu ileri sürerek kusur oranına göre 5,100,00 TL maddi zararın 12/10/2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ceza davasında alınan raporlarda davacının aslı kusurlu olduğunun, müvekkilinin kusurunun bulunmadığının belirtildiğini, davacının taksirle yaralamaya sebebiyet vermek suçundan cezalandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kazanın oluşunun davacının ceza mahkemesinde yaptığı savunmaya uymadığı, kaza tespit tutanağında da belirtildiği gibi davacının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi hasar talebine ilişkindir. Dosya içerisinde bulunan 14.05.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda ilk ihtimalde davacının % 100 kusurlu olduğu ve ikinci ihtimalde de % 40 oranında kusurlu olacağı bildirilmiş, mahkemece getirtilen ceza dosyasında alınan 29.12.2010 tarihli bilirkişi raporuna ve trafik tespit tutanağındaki oluşa göre davacının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 14.05.2012
tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığı açıktır. Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; ceza dosyasında saptanan maddi olgular da değerlendirilmek suretiyle Karayolları Genel Müdürlüğü trafik-fen alanında uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.