Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/2225 E. 2013/6941 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2225
KARAR NO : 2013/6941
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkillerinine ait araca, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın arkadan çarpması sonucu hasarlandığını, hasar bedelinin kasko sigortacısı tarafından karşılandığını ancak müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca aracın tamiri süresince kullanamamasından dolayı zararının bulunduğunu belirterek kazanç kaybı ve araç mahrumiyet zararının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … …Tic.AŞ vekili, müvekkili şirketin adresinin ve kaza yerinin Uşak olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuştur.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, haksız fiilin meydana geldiği yerin Uşak olduğu, HMK’nın 7/1 maddesi uyarınca ortak yetkili mahkemenin Uşak mahkemeleri olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK.’nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. “7. maddesinde de “davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan
birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.” denilmektedir. Yine aynı Yasa’nın 16. maddesinde ise, “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
HMK.’da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp bir seçimlik yetkidir.
Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. Maddesinde ise “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” ifadesine yer verilmiştir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, dava, zarar gören sıfatı bulunan davacının yerleşim yeri olan Denizli’de açılmıştır. HMK’nın 16/1 maddesi dikkate alındığında davalının yetki itirazı yerinde değildir. Mahkemece, HMK’nın 7.maddesinin yanlış yorumlanarak kesin yetkiden bahisle yetkisizlik kararı verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 13.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.