YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2519
KARAR NO : 2013/5865
KARAR TARİHİ : 29.04.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı olan benzin istasyonunun kapısına davalının maliki bulunduğu aracın çarparak verdiği hasar bedelini sigortalıya ödediklerini ileri sürerek, 5.545,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın sigortalısının tüm zararlarının karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere, Yargıtay bozma ilamına ve tüm dosya kapsamına göre borcun ödeme ile sona erdirildiği, davacı … şirketinin halefi olduğu zarar görenin haklarında daha fazlasını talep edemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, akaryakıt servis istasyonu poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalının maliki olduğu araç 23.08.2006 olay tarihinde davacıya sigortalı akaryakıt istasyonu kapısından çarparak iş yeri içine girmiş ve hasara yol açmıştır.
Ekspertiz ve bilirkişi raporuna göre olayda davalı taraf tamamen kusurlu olup, 5.545,00 TL tutarında zarar meydana gelmiş ve bu zarar davacı tarafından, 04.10.2006 tarihinde sigortalısına ödenerek, davalı hakkında 27.12.2007 tarihinde işbu rücuen tazminat davası açılmıştır.
Olay anında davalı aracının sürücüsü, dava dışı …’dur. Davalı vekili, davacının sigortalısının tüm zararının karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuş ve aracın sürücüsü … vekili ile davacının sigortalısı dava dışı akaryakıt istasyonu vekili arasında düzenlenen 08.04.2008 tarihli protokole dayanmıştır. Bu protokole göre taraflar davaya konu kaza nedeniyle işyerinde oluşan zararın 3.500,00 TL olduğunu, bu zararın 500,00 TL’sinin sözleşmenin imzası anında,1.500,00 TL’sinin 11.04.2008, 1.500,00 TL’sinin 12.05.2008 tarihli ödenmesi konusunda anlaştıkları, 500,00 TL’nin elden sigortalının vekiline ödendiği, bakiye kısmın sigortalının banka hesap numarasına yatırılacağı, … ve … hakkında İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/251 esas sayılı dosyasına açılan davadaki şikayetten vazgeçildiği hususlarını içerdiği protokolün 8. maddesinde “ Alacaklı mağdur vekili, taraflarca uzlaşmaya varılan zararın 3.bir kişi tarafından karşılanmadığını beyan etmekle; sonradan bu durumun aksinin ortaya çıkması halinde borçlu tarafından sözkonusu iyiniyetli 3. kişiye yapılacak ödemelerin alacaklı mağdur tarafından karşılanacağının kabul edildiği” öngörülmüştür.
Davacı kasko sigortası şirketi tarafından dava dışı sigortalısının hasar bedeli 04.10.2006 tarihinde ödenmiş olup, bu davalı aracının sürücüsü … vekili ile sigortalının vekili arasında yapılan protokol tarihinden öncedir. Sigortalı ile … arasında sigortalıya yapılan ödemeden sonra yapılan protokol davacı … şirketini bağlayıcı değildir. Davacı sigortacı iyiniyetli olarak sigortalısının zararını karşılamıştır. Sigortalının hem kendi kasko sigortası şirketinden hem de davalı aracının sürücüsünden mükerrer tahsilat yaptığı anlaşılmaktadır. Dava dışı sigortalının, haksız fiil failinden protokol hükümlerine göre zararını 2. kez tahsil etmesi iyiniyetli olarak sigortalısına zararını ödeyen davacı … şirketinin rücu davası açmasına engel teşkil edemez.
Ancak protokolün 8. maddesine dayanılarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sigortalıya karşı dava açılabilir. Bu durumda mahkemece ticari faize ilişkin talep ve bilirkişi raporuna göre davalı aracının ticari olup olmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … A. Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … şirketine geri verilmesine 29.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.