Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/2821 E. 2013/6522 K. 07.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2821
KARAR NO : 2013/6522
KARAR TARİHİ : 07.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

(Ticaret mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-KARAR-

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait davalıya kaskolu aracın gerçekleşen tek taraflı kaza sonucu kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000 TL maddi tazminatın ihbar tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30.11.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 108.138 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, sürücü … ‘in kan sonuçlarının alınmadığını, kanında alkol olması halinde müvekkilinin sorumlu olmayacağını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 100.000 TL’nin -30.000 TL için 11.12.2009 tarihinden itibaren, 70.000 TL’si için ıslah tarihi olan 30.11.2011 tarihinden itibaren- işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan araç hasar tazminatı istemine ilişkindir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.1. maddesine göre, sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Dolayısıyla, sigortalı araçtaki hasarın belirlenmesi bir incelemeyi gerektirmektedir.
Somut olayda, davalıya ihbarın yapıldığı 11.12.2009 tarihi esas alınarak davalının bu tarihten 15 gün sonra temerrüde düştüğünün kabulü gerekirken, ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinin faiz başlangıcı olarak esas alınması doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 1. bendinde yer alan “ıslah tarihi olan 30.11.2011 tarihinden ” ibaresinin hükümden çıkarılarak, yerine “temerrüt tarihi olan 26.12.2009 tarihinden” ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 7.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.