Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/2863 E. 2013/6729 K. 09.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2863
KARAR NO : 2013/6729
KARAR TARİHİ : 09.05.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Sigorta AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait olan ve davalı sigorta şirketi tarafından Ticari Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanan biçerdöverin, buğday biçerken helezonuna taş girmesi nedeniyle arızalandığını, müvekkilinin biçerdöveri tamir ettirdiğini, onarım bedelini, davalı sigorta şirketinden istediği halde onarım masrafının müvekkiline ödenmediğini belirterek 3.445,31 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili ise, kasko teminatının çarpma, çarpılma, yanma, çalınma, sigara ve benzeri zararlar, çekme, çekilme, grev, lokavt, kargaşalık ve halk hareketleri, terör, sel, su baskını, dolu ve deprem olaylarını kapsadığını, davacının beyan ettiği hasarın poliçe kapsamında kalmadığını, bu nedenle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve toplanan kanıtlara göre, “…2.600,00 TL.nin % 18 KDV’si ile birlikte toplam 3.068,00 TL nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine…” karar verilmiştir. Karar, davalı … Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Her ne kadar taraflar arasındaki ilişki TTK.’nda düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından ve bu tür sözleşmeler TTK.’nun 3. ve 4. maddeleri hükmü uyarınca tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın mutlak ticari işlerden olduğundan avans faizi istenebilirse de, dava dilekçesinde faiz istenmiş olmasına rağmen, faiz isteminde bulunurken faizin türü ve oranı belirtilmemiş ve özellikle avans faizi istenmemiştir. Bu durumda, yasal faiz istendiğinin kabulü gerekir. Şu durumda; mahkemece, hükmedilen alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, avans faizine karar verilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (1) numaralı bendinde yer alan “avans” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “yasal” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.