YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3233
KARAR NO : 2013/3327
KARAR TARİHİ : 14.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekilinin desteğinin, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda hayatını kaybettiğini ileri sürerek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, mahkemenin yetkisizliğine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 14.03.2013 gününde Başkan …’nun karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik sigortacısından ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nın 110. ve ZMSS Genel Şartlarının C.7 maddelerine, “motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davacı davasını İzmir Mahkemesinde açmış olup, davalı … şirketi süresinde yetki itirazında bulunmuştur.
Bu durumda yukarıda açıklanan yasa hükümlerine göre, davalı … şirketinin şubesinden veya acentasından daha yetkili organı olan Bölge Müdürlüğüdür. O halde Bölge Müdürlüğünün bulunduğu İzmir Mahkemesi’nde dava açıldığına göre, yetki itirazının reddi ile işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca, bu konuda 11. Hukuk Dairesinin ve Dairemizin Bölge Müdürlüklerinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğuna dair kararlarıda mevcuttur. Bu nedenlerle yetki konusunda çoğunluk görüşüne katılamıyorum. Kararın bozulması gerekir.