YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3631
KARAR NO : 2013/7075
KARAR TARİHİ : 16.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı-k.davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının sebebiyet verdiği kazada müvekkilinin yönetimindeki aracın hasarlandığını ve araçta değer kaybı meydana geldiğini, davalının olayda %100 kusurlu olduğunu belirterek 16.244,19 TL hasar bedeli ile 4.000 TL değer kaybı toplamı 20.244,19 TL.nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili Cevap ve karşı dava dilekçesinde; kaza tutanağını ve kusur durumunu kabul etmediğini, müvekkilince Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/366 Değişik iş sayılı dosyasında alınan tesbit bilirkişi raporuna göre davacının arkadan çarpma kuralını ihlalden %100 kusurlu olduğunu belirterek davacının davasının reddini, müvekkiline ait araçta tesbit raporunda 1.050 TL araç mahrumiyeti zararı, 1.000 TL değer kaybı 13.555 TL hasar tesbit edildiğini belirterek şimdilik 4.000 TL hasar 500 TL değer kaybı 500 TL araç mahrumiyeti zararının kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davacı karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir. 1.8.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile hasar talebini 5.500 TL değer kaybını 500 TL, araç mahrumiyeti zararını 500 TL dana artırarak toplam 11.500 TL.nin aynı şartlarla davacı/ karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece davacı …’ın açtığı davanın gider avansı süresinde yatırılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine (HMK 115/3 mad. göre) karşı davacı
…’un açtığı davanın kısmen kabulü ile 9.000 TL hasar bedeli, 1.000 TL araç mahrumiyeti zararı olmak üzere toplam 1.000 TL tazminatın karşı davalı …’tan tahsiline, olay tarihinden itibaren alacağa yasal faiz işletilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı- karşı davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, karşılıklı olarak açılan trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup asıl dava 9.2.2010 karşılık dava 25.2.2010 tarihlerinde 1086 sayılı HUMK.nın yürürlükte olduğu dönemde açılmıştır. Davaların açıldığı tarih itibariyle gider avansı alınmasına yönelik bir düzenleme mevcut değildir. 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nın 114/9 maddesinde gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK.nın 448 maddesine göre ” Bu kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıya derhal uygulanır.
Aynı kanunun 450 maddesinde ” (ı) 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı HUMK ek ve değişiklekleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır.” düzenlemesi mevcuttur.
6100 sayılı HMK.’nun 448. maddesine göre, “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” Aynı Kanunun 450. maddesinde, “(1) 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır.” düzenlemesi mevcuttur.
Anılan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, 6100 Sayılı HMK. hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal yürürlüğe girecektir.
1086 Sayılı HUMK. yürürlükte bulunduğu tarihte açılan davalara ilişkin olarak HUMK.nun hükümlerinin uygulanması istisnai olarak HMK.’nun geçici 1. ve 2. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, 6100 Sayılı HMK.’nun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri ile senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmaz. 1086 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde usulüne uygun olarak düzenlenmiş bulunan senetler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra da geçerliliklerini korur.
Kanun açıkça bir istisna getirmediğine göre, dava şartı olarak düzenlenen gider avansının alınması kuralının 1086 sayılı HUMK. döneminde açılan derdest davalarda da uygulanması gerekecektir.
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
HMK.’nun 115/2. maddesindeki kurala göre, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.
HMK.’nun 120. maddesinde gider avansı düzenlenmiştir.
Buna göre, “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir”.
30.09.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 1. maddesinde, tarifenin amacının dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu açıklanmıştır. Tarifenin 6. maddesinde “Bu Tarifenin yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan davalarda, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120. maddesinin ikinci fıkrasına göre gider avansı ikmal ettirilir.” düzenlemesi getirilmiştir.
Anılan düzenlemelerden ve dava şartı müessesesinden, gider avansının davanın açılması sırasında alınmasının şart olmadığı, mahkemenin sonradan bu eksikliği kesin süre vererek ikmal ettirebileceği anlaşılmaktadır. Buradan hareketle 1086 sayılı HUMK. döneminde açılmış olsa da, istisnai hüküm bulunmaması nedeniyle davanın her aşamasında aranan gider avansı dava şartının HMK.’nun 114/g, 115/2. ve 120. maddeleri gereği gözetilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır.
Davanın açıldığı tarihte eksik veya hiç gider alınmamış olsa bile gider avansı dava şartı olmakla hüküm verilinceye kadar ikmal ettirilebilir. İster gider avansı isterse tamamlama avansı olarak tanımlansın ikmal edilmesi gereken paranın hukuk yargılamasındaki nitelemesi dava şartı olarak gösterilen gider avansıdır. Gider avansının yatırılmaması veya ikmal edilmemesi halinde dava usulden reddedilecektir.
Ancak, Kanunun 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re’sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir.
324. maddesi gereğince, “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır”.
325. maddeye göre ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”.
Ancak, yukarıda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen meessesenin davanın reddine yol açması nedeniyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansınında nelerden ibaret olduğu, net olarak belirlenmeli ve tarafada hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.
Somut olayda davalar açılmış, dilekçeler karşılıklı olarak taraflara tebliğ edilmiş, mahallinde keşif yapılarak tanıklar dinlenmiş, birinci bilirkişi raporu ve ek rapor alınmış, davalı-karşı davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi sunulmuş, davacı-karşı davalı vekiline tebliğ
edilip beyanı alınmış(ıslah dilekçesine karşı) özetle dilekçelerin teatisi aşaması geçilip tahkikat aşamasına geçildikten sonra mahkemece 20.10.2011 tarihli oturumda 2 ve 3 nolu ara kararlarında davacı- karşı davalı vekili ile davalı karşı davacı vekiline taraf sayısının 4.katı tebliğ gider avansı ile 50 TL sabit avansın yatırılması için 2 hafta kesin süre verilmiş, davalı- karşı davacı vekili süresi içinde bunu yatırmış, davacı- karşı davalı vekili ise gecikmeli olarak 2 haftalık kesin süre geçtikten sonra ara kararı ile istenilen avansı yatırmıştır. Yargılamaya devam edilerek kusur ve hasar yönünden hükme esas alınan 25.6.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporu aldırılmış, 28.12.2012 tarihli duruşmada davacı …’ın davasının süresinde gider avansı yatırılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.nin 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, karşı davacı …’un davasının kısmen kabulü ile 9.000 TL hasar bedeli 1.000 TL araç mahrumiyeti zararı olmak üzere toplam 10.000 TL.nin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı …’tan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece tarifenin 4.maddesi uyarınca taraf sayısının 4.katı tebliğ gider avansı ile 50 TL sabit avansın yatırılması hususunda davacı-karşı davalı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmiş ise de anılan sabit avansa nelerin dahil olduğu, bu avans içinde delil ikamesine yönelik gider olup olmadığı belirtilmemiştir. Dolayısıyla talep edilen giderin gider avansı veya delil ikame avansı olup olmadığı denetlenememektedir. Zira yukarıda açıklandığı gibi gider avnası dava şartı iken delil ikmesi avansı dava şartı olarak nitelindirilmeyecektir. Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın dava şartı yokluğundan reddine neden teşkil etmez. Taraf belirtilen sürede delil ikame avansını yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır. Uyuşmazlığa konu davaların 1086 sayılı HUMK zamanında açılmış bulunması ve olayda dilekçelerin teati aşamasının geçip tahkikat aşamasına geçildiği gözetilerek bu aşamada sadece HMK.nın 324 maddesi uyarınca delil avansı istenebileceği de gözden kaçırılarak yazılı şekilde gider avansı istenmesi yerinde olmadığı gibi belirtilen sürede ara kararı gereğinin yerine getirilmemesinin sonuçlarının açıklanmaması da doğru değildir. Kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için usulünce ve eksiksiz olması gerekir. Delil ikamesine yönelik avans istenmesi halinde HMK. 115 maddesine göre değil 324 maddesine göre işlem yapılmalıdır.
Bu durumda mahkemece deliller toplanıp tahkikat aşamasına geçildiği halde yazılı şekilde uygulama yapılmadan soyut kesin süre verilerek dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru değil bozma sebebi ise de dosyada alınan bilirkişi raporlarına araçlarda meydana gelen hasarlara göre davacı karşı davalı …’ın aracı ile davalı karşı davacı …’un yönetimindeki yolun solunda seyreden araca arkasından çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, davacı- karşı davalı …’ın olayda %100 oranında kusurlu olduğu, davalı-karşı davacı …’in kazada kusurunun bulunmadığı bu nedenle davacı …’ın davasının esastan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından sonucu itibariyle doğru olan kararın bu şekilde gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile gerekçesi değiştirilmek suretiyle sonucu itibariyle doğru olan (davanın reddine dair) hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 537,75 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı-karşı davalı …’dan alınmasına 16.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.