YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3667
KARAR NO : 2013/8088
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Esas ve birleştirilen davaların davacısı vekili,davalı Bakanlığa ait çeşitli vergi dairelerinden dava dışı 3.kişilerin borcu nedeniyle 14.10.2011 tarihinde gönderilen 19.919 adet haciz ihbarnamesinden 19.319 adetine süresi içinde cevap verdiklerini, 600 adet haciz ihbarnamesine ise teknik arıza nedeniyle 31.10.2011 tarihinde cevap verildiğinden ,müvekkili bankanın 14.10.2011 tarihli haciz ihbarnameleri gereğince davalı idare ve takip borçlularına 4.064.641.60 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Esas ve birleştirilen davaların davalısı idare vekili, Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, haciz bildirilerini düzenleyen esas itibarıyla ilgili vergi daireleri olduğundan müvekkiline husumet yönetilemeyeceğini, davacı tarafından süresi içinde itiraz edilmediğinden borç zimmetinde sayıldığını belirterek davanın reddine, aksi halde davanın açılmasına davacı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre davacı bankaya 14.10.2011 tarihinde tebliğ edilen dava dışı 600 adet gerçek ve tüzel kişinin davacı banka nezdinde herhangibir mal hak ve alacağı bulunmadığı gerekçesiyle esas ve birleştirilen davaların kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 79/3. maddesi gereğince açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 6183 sayılı Kanun’un 79/III. maddesi uyarınca alacaklı kamu idaresi tarafından kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü kişi aynı bentte gösterilen nedenlere dayanarak haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak itiraz edebilir. Aynı maddenin IV. bendine göre de herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açma hakkına sahiptir. Somut olayda da davacı bankaya, alacaklı vergi daireleri tarafından gönderilen haciz bildirisi 14.10.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ancak davacı, Kanun’da belirtilen yedi günlük sürede haciz bildirisine karşı itiraz etmemiş daha sonra eldeki menfi tespit davasını açmıştır. Şu halde davacı her ne kadar Kanun’un öngördüğü yöntem dahilinde kamu borçlusuna karşı haciz bildirisinde belirtilen miktar kadar borcu olmadığını
ispat etmiş ise de davanın açılmasına kendisi sebep olmuştur. Yasal sürede haciz bildirisine itiraz etmeyerek bu davanın açılmasına neden olması nedeniyle de davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Ne var ki bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.nin geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 6.bendindeki “Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.gereğince takdir edilen 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine “ibaresinin ,hüküm fıkrasının 7.bendindeki “Davacı tarafından yapılan 4.190,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ibaresinin, hüküm fıkrasının 11,15,19,23,27,31,35,39,43,47,51,55,59,63,67,71,75 numaralı bentlerin yer alan “ Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.gereğince takdir edilen 1.200,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine“ ibaresinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.