Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/3768 E. 2013/5471 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3768
KARAR NO : 2013/5471
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı (karşı davalı) 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (karşı davalı üçüncü kişi) vekili, Kayseri 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/8487 sayılı Takip dosyasında trafik kaydına 19.09.2008 tarihinde haciz konulan … plaka sayılı aracın noterde yapılan sözleşme ile 20.08.2008’de satın alındığını, bu tarihte mülkiyetin davacıya geçtiğini, muvazaalı hareket edilmediğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiş, tasarrufun iptali davasının ise reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (karşı davacı alacaklı) vekili, araç satış bedelinin kasko değerinden düşük olduğunu, ayrıca borçlunun mali durumu nedeni ile mal varlığını davacıya devrettiğini, dava konusu aracın da alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak yapıldığını, İİK’nnu 280/4. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğunu belirterek istihkak davasının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, karşılık olarak açtıkları tasarrufun iptali davasının ise kabulüne karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu araç kaydına 20.11.2008’de haciz konulduğu, satış sözleşmesinin borcun doğumundan hemen önce 20.08.2008’de yapıldığı, bedelin takibe konu borcu karşılamaya yetmediği, davalı üçüncü kişinin borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bildiğinin kabulü gerektiği, yapılan tasarrufun alacaklıdan mal kaçırmak için muvazaalı bir işlem olduğu“ gerekçesi ile istihkak davasının reddi ile karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı (kar-
şı davalı) üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı (karşı davalı) üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” ve davalı alacaklının İİK’nnu 97/17. maddesi gereğince karşı dava olarak açtığı “tasarrufun iptali” davası niteliğindedir.
Somut olayda dava değeri dava konusu aracın değeri olan 22.705,00.-TL’sıdır.
Nispi karar ve ilam harcı ile nispi vekâlet ücretinin bu miktar üzerinden hesaplanması gerekir.
Vekâlet ücretinin hesaplanması sırasında yapılan hata temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama harçlarının hesaplanması ile ilgili yapılan hatalar ise kamu düzeni ile ilgili olup aleyhe bozma yasağı kuralının dışında kalır ve re’sen ele alıp incelenebilir.
Buna göre; kabul edilen tasarrufun iptali davası ile ilgili nispi karar ve ilam harcının dava değeri üzerinden hesaplanmaması doğru bulunmamıştır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 7.bendindeki “…944,10.-Tl…928,50.-TL…” ibarelerinin çıkartılarak yerine “…1.348,68,00 TL, 1.333,08.-TL…“ ibarelerinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalı 3.kişiye geri verilmesine 15.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.