YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/388
KARAR NO : 2013/5063
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalılardan… Sigorta A.Ş.’nin trafik sigortalısı, …’nun sevk ve idaresindeki aracın arkadan çarpması sonucu hasarlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.000,00 TL tazminatın 26.11.2010 kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili, sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu bildirip, faize ve tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili dava konusu trafik kazasında kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 1.735,49 TL tazminatın davalı … yönünden 26.11.2010 tarihinden, davalı… Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde temerrüt faizi olarak avans faizi istenildiği halde mahkemece davalılar aleyhine yasal faize hükmedilmiştir. Oysa davalıların sürücüsü ve trafik sigortalısı olduğu kamyon ticari araç olup ticari faaliyet sırasında trafik kazası gerçekleşmiştir. Bu nedenle davada davalılar aleyhine temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde yasal faize hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 HMK.’nin geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nin 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, hükmün 2. bendindeki “yasal faizi “ ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “Avans faizi” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 8.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.