YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4040
KARAR NO : 2013/7262
KARAR TARİHİ : 20.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline ait aracın seyir halinde bulunduğu sırada hatalı döşenen kaldırım taşının üzerinden geçmesi sonucu lastiğinin yarıldığını, yapılan başvuruya rağmen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini bildirip araç lastik bedeli olan 846 TL’nin 10.12.2011 ödeme tarihinden itibaren, 423,90 TL tespit masrafının 05.09.2011 sarf tarihinden itibaren, 2.000,00 TL manevi tazminatında 26.08.2011 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili, lastikte meydana gelen zarar ile manevi tazminatın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre aktif husumet ehliyeti için rehin hakkı sahibi banka şubesinin icazeti gerektiğinden ve davacı yanca bu yolda icazet sağlanamadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK.nun 1269. maddesi uyarınca malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270. maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin
alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda sigortalı konumunda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etmek hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o surette sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Somut olayda, yargılama aşamasında sigortalı araç üzerinde rehin hakkı olan …,… Şubesi’ne dava ihbar edilmiş, aktif husumet ehliyeti için davacı tarafça rehin hakkı sahibinin davaya muvafakati sağlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Karar tarihinden sonra banka şubesinin 20.12.2012 tarihli yazısı ile davacı tarafından açılan davaya muvafakat verildiği bildirilmiştir. Daini mürtehin tarafından verilen muvafakatin davanın her aşamasında tamamlanabilen dava şartı olup usulüne uygun olduğu anlaşıldığından mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.