YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4100
KARAR NO : 2013/5472
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemize ait 15.12.2011 gün, 8139–12410 sayılı bozma ilamında, davacı tarafın takibe konu ipotek kapsamına girmediği halde kendileri tarafından inşa edilen asfalt plenti ile ekipmanlarının ve aynı taşınmaz üzerinde görülen iş makinelerinin satışa dâhil edildiğini belirterek istihkak iddiasında bulunduğu, yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanlarına göre dava konusu tesisin başka bir şirkete devredilmiş olması ihtimalinin olduğu, diğer yandan sunulan faturalarla hak ediş raporlarının tarafların ticari kayıtlarında yer alıp almadığı, mülkiyetinin kime ait olduğu, kira sözleşmesinin yeni malik döneminde geçerliliğini koruyup korumadığı, sözleşme bitiminde tesisin mülkiyetinin kimde kalacağı, üzerinde bulunduğu arzın bütünleyici parçasına dönüşüp dönüşmediği, yine sunulan noter satış sözleşmelerinin ve ruhsat kayıtlarının kıymet takdiri yapılan dava konusu iş makinelerine uyup uymadığı konularında keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verildiği hususları belirtilmiştir. Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda: “bozma ilamına uygun olarak yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda 13.07.2010 tarihli sözleşme ile dava konusu tesisin tüm araç, makine ve ekipmanları ile dava ve takip dışı … San. Ltd. Şti.ne devredildiği“ gerekçesi ile davacının taraf sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İstihkak davasının yargılaması aşamasında dava konusu mahcuzların bir bölümünün dava ve takip dışı… Ltd. Şti.ne devredildiğinin kabul edilmesine rağmen anılan şirket davaya dâhil edilmeden üçüncü kişinin taraf sıfatının
ortadan kalktığı gerekçesi ile yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yargılama aşamasında dava konusu şeyin bir başkasına devri karşısında 1086 sayılı HUMK’nin 186. maddesi (6100 sayılı HMK’nin 125/2. maddesi) gözetilerek devralan şirketin davaya dâhil edilmesi, bundan sonra tarafların toplanacak tüm delillerine göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir.
Diğer yandan, davacı tarafın tescile tabi araçların yapılan satış kapsamında kalmadığı yönündeki iddiası karşısında, öncelikle bu mahcuzların nelerden ibaret olduğunun keşif ve bilirkişi incelemesi ile tek tek saptanması ile tüm ayırt edici özelliklerinin de belirlenmesi (plaka, marka, model, motor, şase numarası, vb .) gerekir. Daha sonra iş makinesi niteliğinde olanların ilgili Sanayi ve Ticaret Odası’ndan, diğerlerinin ise Emniyet Müdürlüğü’nden sorularak kimin adına kayıtlı olduğunun tespiti ile sunulan noter satış sözleşmelerinin mahcuzlara uygunluğunun alanında uzman bilirkişi incelemesi ile araştırılması, sonucuna göre de işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, uyulan bozma ilamındaki hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 15.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.