Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/4177 E. 2013/5813 K. 29.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4177
KARAR NO : 2013/5813
KARAR TARİHİ : 29.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı Şirket vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiş yargılama sırasında davalı …’e geçen taşınmazın, tasarruf öncesinde üzerinde bulunan ipotek nedeniyle cebri icra yolu ile satılması sonrasında ise satıştan arta kalan para üzerine ihtiyati haciz konulmasını istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın ihtiyati tedbir ile yükümlü satıldığı gerekçesi ile talebin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davalarında uygulanacak ihtiyati haciz ile ilgili olarak İİK’nin 281/II. fıkrasında hakimin, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebileceği, teminatın lüzum ve miktarının mahkemece takdir ve tayin olunacağı ve elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluku halinde, teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği belirtilmiştir. Dava dilekçesindeki talebin
ihtiyati tedbir şeklinde olması durumunda dahi verilen ihtiyati tedbirin aslında ihtiyati haciz mahiyetinde olup Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir. Somut olayda ihtiyati tedbir istemi üzerine talebin kabulüne karar verilmiş ancak davanın bedele dönüşmesi ihtimali değerlendirilmeden davacının dava konusu taşınmazın satışından kalan paranın davalı 3. kişi … ’e ödenmemesine yönelik istemin reddine karar verilmiştir. Hal böyle olunca davacının bu yöne ilişkin talebinin kabulü ile aslında ihtiyati haciz mahiyetinde verilen ihtiyati tedbirin arta kalan para üzerinde de devamına karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 30/11/2012 tarihli kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 29.4.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.