Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/4184 E. 2013/5427 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4184
KARAR NO : 2013/5427
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda müvekkiline ait araçta değer kaybı zararı meydana geldiğini ileri sürerek, 7.000,00 TL. tazminatın ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davanın görev ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 05.12.2012 tarihinde dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, bilahare; 22.1.2013 tarihli Ek karar ile dosyanın yasal süresi içinde görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediğinden bahisle, HMK’nun 20. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK’nun 20/1.maddesinde “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde
kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, mahkemenin görevsizliğe ilişkin 05.12.2012 tarihli asıl hükmü davacı vekiline 26.12.2012 tarihinde, davalı taraflara ise 17.12.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu hükme karşı 15 günlük yasal temyiz süresi 10.1.2013 tarihinde dolmaktadır. Buna göre, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine yönelik başvuru için HMK’nun 20. maddesinde öngörülen iki haftalık süre asıl hükmün kesinleştiği 11.1.2013 tarihinde başlayacak olup, davacı vekili 21.1.2013 tarihinde, yani yasal süresi içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine yönelik talep dilekçesini sunmuştur.
O halde, mahkemece süresi içinde yapılan başvuru nedeniyle dava dosyasının yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
Bozma nedenine göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Bozma nedenine ve şekline göre, davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı şirkete geri verilmesine 15.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.