Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/4637 E. 2013/6923 K. 13.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4637
KARAR NO : 2013/6923
KARAR TARİHİ : 13.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya ait aracın tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda, davacıya ait araçta hasar oluştuğunu ve tamir ettirildiğini belirterek, araç değer kaybı için 9.000,00 TL. tazminatın davalıdan yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile aracın uğradığı değer kaybı olarak 8.625,00 TL. nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan Makine Mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu araçta yapılan tamirler ve piyasa değeri göz önünde bulundurulduğunda %15 oranında değer kaybı olduğu ve zararın 8.625,00 TL olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamı incelendiğinde; İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda araçtaki değer kaybının % 8 oranında değer kaybı olduğu tespit edildiği görülmektedir.
Değer kaybı yönünden raporlar arasında çelişki olup, bu çelişki giderilmeden karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, İTÜ Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kuruluşlardan seçilecek trafik hasar uzmanı bilirkişi kurulundan, değer kaybı yönünden raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; 1086 Sayılı HUMK.nin 74. ve 6100 Sayılı HMK.nin 26. maddesi (Taleple bağlılık ilkesi) hükmü gereğince hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verilebilir.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından verilen bilirkişi raporunda, davalı araç sürücüsünün % 75 oranında, davacının ise % 25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta ne kadar değer kaybı meydana geldiği tespit edilip bu miktar üzerinden davalı tarafın % 75 oranındaki kusuruna isabet eden tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalılar aleyhine kusur oranı düşülmeden fazla tazminata hükmedilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.