Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/4713 E. 2013/7245 K. 20.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4713
KARAR NO : 2013/7245
KARAR TARİHİ : 20.05.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Serik İcra Müdürlüğü’nün 2006/5145 Takip sayılı dosyasından 15.3.2007 tarihinde haczedilen mahcuzların müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile %40 tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Borçlular savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; dava konusu mahcuzların davacı 3. kişinin elinde haczedilmiş olması nedeniyle ispat külfetinin davalı alacaklıda olduğu, alacaklının mahcuzların borçluya ait olduğuna dair inandırıcı bir delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu mahcuzların davacıya ait olduğunun tespitiyle haczin kaldırılmasına, haciz sırasında vergi levhasının 3. kişiye ait olduğu ve borçluya ait hiçbirşey tespit edilememiş olmasına rağmen haciz yapılmış olmasının alacaklının kötü niyetini gösterdiği ve bu nedenle mahcuzların değerinin %15’i oranında tazminatın davalı alacaklıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Dava konusu 15.03.2007 tarihli haciz, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği ve daha önce borçlunun huzuruyla 04.12.2006 tarihinde haciz yapılan adreste yapıldığından İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olup karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gereklidir. Davacı 3.kişi vekili karine aksinin ispatı için kira sözleşmesi, fatura, vergi kaydı sunmuş ise de faturaların takip konusu borçtan sonra davacı 3.kişi ile organik bağı bulunan kardeş şirket tarafından düzenlendiği, yine adi kira sözleşmesinin de takip konusu borçtan sonra 31.01.2007 başlangıç tarihli olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Anılan belgeler takip konusu borçtan sonra düzenlendiği gibi herzaman ve istenilen kişi adına düzenlenmesi mümkün belgelerden olduğundan kesin ve güçlü delil mahiyetinde kabulü mümkün görülmemiştir..Kaldı ki, davacı 3.kişi tarafından haciz adresine ilişkin olarak sunulan kira sözleşmesinde, davacının dava konusu haciz adresini 31.01.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığı belirtilmiş olmasına rağmen anılan adreste Antalya 4.İcra Müdürlüğünün 2006/8055 takip, Serik İcra Müdürlüğünün 2006/433 talimat sayılı dosyasındaki 19.02.2007 tarihli haciz tutanağında anlaşıldığı gibi 19.2.2007 tarihine kadar davalı borçlunun haciz adresinde faaliyette olduğu da anlaşılmaktadır. Davacı ve davalı borçlu şirketlere ait vergi yoklama fişlerinden her iki şirketin de faaliyet konularının aynı olduğu, borçlu şirketin 19.01.2006 tarihli yoklama fişinden anlaşıldığı üzere 31.12.2005 tarihinde haciz adresinde şube açtığı, davacı 3.kişi şirketin de aynı adreste 06.03.2007 tarihli yoklama fişi gereğince 01.03.2007 tarihinde şube açtığı ve iş yerini 31.01.2007 tarihinde kiraladığı görülmektedir. Davacı ve davalı borçlu şirketin faaliyet konularının aynı olması, haciz adresinin davacı 3.kişi şirket tarafından 31.01.2007 tarihinde kiralanmasına rağmen anılan adresin 19.02.2007 tarihine kadar borçlu tarafından kullanılması, dava konusu 15.03.2007 tarihli haciz sırasında hazır bulunan …’ın haciz adresini … Gıda Ltd. Şti. olarak devraldıklarını beyan etmesi, yine
anılan haciz sırasında davalı borçluya ait cari hesap belgelerinin bulunması gibi maddi ve hukuki olgular birlikte değerlendirildiğinde, davalı borçlu şirket ile davacı 3.kişi şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı işyeri devri mahiyetinde olup olmadığı, biran için muvazaalı devir olmadığı kabul edilse bile işyeri devriyle ilgili İİK 44. maddedeki şartlarının yerine getirilip getirilmediği, ve BK 179 madde gereğince davacı 3.kişi şirketin devir nedeniyle sorumluğunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mevcut delil durumu ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın kabulü ve şartları oluşmadığı (alacaklının kötüniyetli olduğunun ispatlanmadığı) halde alacaklının kötüniyet tazminatıyla sorumluğuna karar verilmiş olması isabetli görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 20.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.