YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4905
KARAR NO : 2013/7842
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı …’in işleteni olduğu ve kaza tarihinde geçerli bir ZMSS poliçesi bulunmayan araç nedeniyle meydana gelen kazada vefat eden Hüseyin’in mirasçılarının açtıkları tazminat davasında hükmedilen tazminat ve ferilerinin müvekkili tarafından ödendiğini, ödenen 32.479 TL.nin borçlulardan tahsili için başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek takibe vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile davalının Denizli 7.İcra Müdürlüğünün 2009/10332 esas sayılı takibe itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40’ı oranındaki inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, davalı tarafın inkar tazminatına ilişkin açıkça temyiz talebinin bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm
temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.729,64 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 27.5.2013 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Davalının, işleteni olduğu … plakalı araçta yolcu olarak seyahat etmekte iken aracın devrilmesi sonucu 20.01.2007 tarihinde vefat eden …’ni desteğinden yoksun kaldıkları ve manevi zararın uğradıkları iddiasıyla anne-babası ve eşi Cemile tarafından araç işleteni davalı ile sürücü ve … aleyhine Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/122 Esas sayılı dosyasında 02.02.2007 tarihinde dava açılmış,
Yargılama sonucunda mahkemece davacılardan anne ve babanın talepleri ile birlikte davacı Cemile’nin 20.000,00 TL destekten yoksunluk zararı ile 5.000,00 Tl manevi tazminat talebinin kabulüne mahkemenin 30.6.2009 gün 2099/339 sayılı kararı ile karar verilmiş,
Kararın davalı … vekilince temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.06.2010 günlü kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
Yerel mahkeme kararı henüz kesinleşmeden davacı Cemile tarafından hükmomlunan maddi tazminatın tahsili amacıyla Acıpayam 2. İcra Müdürlüğünün 2009/320 Esas sayılı dosyasında … aleyhinde 28.07.2009 tarihinde takibe geçilmiş, dosya borcu 32,479,00 TL 13.8.2009 tarihinde … tarafından ödenmiş, bu kez Güvence Hesabınca davalı işleten ve sürücü aleyhinde Denizli 7. İcra Müdürlüğünün 2009/10332 sayılı dosyasında 9.10.2009 tarihinde genel haciz yoluyla icra takibi yapılarak ödenen tazminat rücuen istenmiş, davalı … 21.10.2009 günlü dilekçesi ile “mahkeme kararını temyiz ettiğini ve bir kısımda ödeme yaptığını” bildirerek borca itiraz etmiş,
Borçlunun vaki itirazı üzerine alacaklı vekilince eldeki itirazın iptali davası açılmış,
Yargılama sonucunda mahkemece davanın kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş,
Davalının temyiz itirazı sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.
Yerel mahkeme kararının “davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine” ilişkin bölümününde onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
İİK.nin 67/2 maddesinde “… Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse .. Diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne red veya hükmolunan meblağın %40 ‘ından aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edileceği” öngörülmüştür.
Alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin kabulününden yasa koyucunun güttüğü amaç, borçlunun borçlu olduğunu ve miktarını bildiği halde borcunu inkar ederek takibin uzamasını önlemektir.
Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay uygulamasında kabul edildiği üzere icra inkar tazminatının koşulları;
A-Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması,
B-Borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması,
C-İtirazın iptali davasının bir yıl içinde açılması,
D-İcra inkar tazminatı talebinin bulunması,
E-Borçlunun itirazında haksız olması,
F-Takibe konu edilen alacağın likit (muayyen) olmasıdır.
Somut uyuşmazlıkta Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.6.2009 gün 2009/339 sayılı kararı, davalı işleten tarafından temyiz edilmiş olup dosya henüz Yargıtay incelemesinde iken alacaklı Cemile, alacağını Güvence Hesabından tahsil etmiş, Güvence Hesabıda henüz mahkeme kararı kesinleşmeden alacağın rücuen davalıdan tahsili için genel haciz yolu ile icra takibine geçmiştir.
Davalının aleyhindeki icra takip tarihi itibariyle yerel mahkeme kararının henüz kesinleşmemiş ve Yargıtay incelemesinde olması nedeniyle ilamsız icra takibine konu alacak miktarı yönünden alacak henüz likit (muayyen) değildir.
Bu halde davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmolunmasının yasal koşulu gerçekleşmemiştir.
Yerel mahkeme kararındaki davacı lehine hükmolunan icra inkar tazminatına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkartılarak kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacı lehine icra inkar tazminatına hükmolunmasına ilişkin yerel mahkeme kararını onayan sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Karşı Oy
…